a large amount

listen to the pronunciation of a large amount
İngilizce - Türkçe

a large amount teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

fuck
becerme
a lot
çok fazla

Geçen yıl yaklaşık bu zaman çok fazla kar vardı. - We had a lot of snow about this time last year.

Küçük kız kardeşim ve ben çok fazla kovalamaca oynardık. Birbirimizi kovalardık ve kovalayan kişi kovalanana dokunmaya çalışır ve ona Sen ebesin! diye seslenirdi. - My little sister and I used to play tag a lot. We would chase each other, and the one chasing would try to tag the one being chased and yell: You're it!

a lot
birçok

Birçok müşteri danışma için avukata gelirler. - A lot of clients come to the lawyer for advice.

Yolda birçok hayvan gördü. - He saw a lot of animals on the road.

fuck
hay anasını!
fuck
(isim) sikme, cinsel ilişki
a lot
fena halde
a lot
buram buram
a lot
fena
a lot
hayli

Bir hayli mücevher satın aldın. - You bought a lot of jewels.

Bilgisayarda bir hayli deneyimin var, değil mi? - You have a lot of experience in computers, don't you?

a lot
şiddetle
a large amount of
çok miktarda
a lot
bir yığın
a lot
çok

Onun ne de çok kitabı var! - What a lot of books he has!

Ailesini çok endişelendirdi. - He caused his parents a lot of anxiety.

fuck
sikici
fuck
kahretsin!

Kahretsin, o lanet baykuşun çok gürültülü bir şekilde cırlaması yüzünden uyuyamıyorum. - Fuck, I can't sleep because those damn owls are screeching so loudly.

Kahretsin. Zaten gelmek üzereyim. - Fuck. I'm about to come already.

large amount
çok miktar

O, çok miktarda para borçluydu. - He owed large amounts of money.

Develer hörgüçlerinde çok miktarda yağ depolayabilir. - A camel can store a large amount of fat in the hump on its back.

a large amount of
büyük miktardaki
a lot
çok: They like her a lot. Ondan çok hoşlanıyorlar. She´s a lot better. O çok daha iyi
cartload
bir araba
cartload
{i} sürü
cartload
{i} bir araba dolusu şey
cartload
{i} yığın
İngilizce - İngilizce
cartload
heaps
ton
buttload
bucketload
mountain
trainload
fuck

They made a fuckload of money on that deal.

a lot

I have a lot of things to say.

shitload

Roy Fuchs’ Assistant: I just heard there's a shitload of used cars coming this way.

heapings
assload
vaultful
quiverful
arseload
A large amount of
piles
A large amount of
much
a large amount

    Heceleme

    a large a·mount

    Türkçe nasıl söylenir

    ı lärc ımaunt

    Telaffuz

    /ə ˈlärʤ əˈmount/ /ə ˈlɑːrʤ əˈmaʊnt/

    Günün kelimesi

    regale