öyleyse

listen to the pronunciation of öyleyse
Türkçe - İngilizce
then

If an Icelandic sentence has a translation in English, and the English sentence has a translation in Swahili, then indirectly, this will provide a Swahili translation for the Icelandic sentence. - İzlandaca bir cümlenin İngilizce çeviri varsa, ve İngilizce cümlenin Savahili dilinde bir çevirisi varsa, öyleyse dolaylı olarak, bu, İzlandaca cümle için bir Savahili çeviri sağlayacaktır.

If you want to become my friend, then also become the friend of my friend. - Arkadaşım olmak istiyorsan, öyleyse arkadaşımın arkadaşı da olursun.

well

Well, then, if you want me to I'll do it. - Peki, öyleyse, yapmamı istiyorsan onu yaparım.

So you're planning to follow this course as well! - Öyleyse siz de bu kursu takip etmeyi planlıyorsunuz.

if so

I can easily tell if someone is a good person or not. If he likes me, then he's good. If he doesn't like me, then he's bad. - Birinin iyi bir insan olup olmadığını kolayca söyleyebilirim. O beni seviyorsa, öyleyse o iyidir. O beni sevmiyorsa, öyleyse o kötüdür.

If something is an apple, then it's either red or green, or possibly both. - Eğer bir şey bir elmaysa, öyleyse o ya kırmızıdır ya da yeşildir ya da muhtemelen her ikisi.

in that case
well then
if so, then
well, then
öyle
so
öyle
{s} such

Such was the explosion that the roof was blown off. - Öyle bir patlamaydı ki çatı uçuruldu.

It was such a hot day that we went swimming. - Öylesine sıcak bir gündü ki yüzmeye gittik.

öyle
as such

If you are a student, behave as such. - Eğer bir öğrenci isen, öyle davran.

If you act like a child, you will be treated as such. - Bir çocuk gibi davranırsan öyle davranılırsın.

öyle
thusly
öyle
so that
öyle
accordingly

While I understand what you are saying, I cannot do accordingly. - Söylediklerini anlamama karşın, öyle yapamıyorum.

öyle
like that

I'd never say something like that. - Ben asla öyle bir şey söylemezdim.

I never heard anything like that. - Ben asla öyle bir şey duymadım.

öyle
precisely

Tell me precisely why you think so. - Neden öyle düşündüğünü bana tam olarak söyle.

öyle
too

It must bother you to have taken a bad master. I'm stupid too. So, it's all right. - Kötü bir öğretmene sahip olmak sizi rahatsız ediyor olmalı. Ben de aptalım. Öyleyse, tamam.

At your age, I would think so, too. - Senin yaşında ben de öyle düşünürdüm.

öyle
thus and so
öyle
arent
düşünüyorum öyleyse varım
I think therefore I am
Öyle
rather

Our car is rather old, but so is theirs. - Arabamız oldukça eski ama onlarınki de öyle.

I would rather die than do such an unfair thing. - Öylesine haksız bir şey yapmaktansa ölmeyi tercih ederim.

öyle
thus, thusly, so, in that manner
öyle
such ... as that/those, such, (something, someone) like that
öyle
such; so; that; like that
öyle
(Fiili Deyim ) as much
Türkçe - Türkçe
O hâlde
öyle
O denli, o kadar, o derece
öyle
O yolda, o biçimde, o tarzda
öyle
Onun gibi olan, ona benzer
öyle
İçinde "ne", "nasıl" gibi sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde, o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatır
öyle
Onun gibi olan, ona benzer: "Ben öyle bir şey demedim."- R. H. Karay. O yolda, o biçimde, o tarzda: "
öyle
yle tembel tembel salınışları, birdenbire öyle bir duruşları, arkalarına bir bakışları var ki, insanı çileden çıkarıyor."- Y. K. Karaosmanoğlu. O denli, o kadar, o derece: "Bugünlerde biraz üzüntü içindeysen de, kasavetlenmeyesin öyle."- O. C. Kaygılı. İçinde "ne", "nasıl" gibi sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatır