zeminden

listen to the pronunciation of zeminden
Türkçe - İngilizce
ground
zemin
floor

I sucked up the dust on the floor with a vacuum cleaner. - Zemindeki tozu bir elektrik süpürgesi ile emdi.

He was found lying unconscious on the kitchen floor. - O, mutfak zemininde bilinçsiz yatarken bulundu.

zemin
{i} ground

This kind of shoe is apt to slip on wet ground. - Bu tür ayakkabı ıslak zeminde kayma eğilimindedir.

He had not swum more than a few yards before one of the skulking ground sharks had him fast by the upper part of the thigh. - Saklanan zemin köpek balıklarından biri onu uyluğun üst kısmından hızla yakalamadan önce o birkaç yardadan daha fazla yüzmemişti.

zemin
{i} backdrop
zemin
soil, ground; floor; ground, background
zemin
ground, earth
zemin
{i} bed

In my new house, the living room is on the ground floor and the bedroom is on the first floor. - Yeni evimde oturma odası zemin katta ve yatak odası birinci katta.

In Canada we sleep in a bed, not on the floor. - Kanada'da zeminde değil yatakta uyuyoruz.

zemin
mother
zemin
(Askeri) foundation
zemin
pavement
zemin
grounding
zemin
(Havacılık) surface

A pick is a long handled tool used for breaking up hard ground surfaces. - Bir kazma sert zemin yüzeyleri parçalamak için kullanılan uzun saplı bir araçtır.

zemin
stratum
zemin
strata
zemin
floorings
zemin
the ground
zemin
backdrops
zemin
ground of
zemin
(Tekstil) background fon
zemin
{i} stage

Booth broke his leg when he hit the stage floor. - Booth sahne zeminine çarptığında bacağını kırdı.

zemin
{i} background

The Norwegian flag has a dark blue Nordic cross with white border on a red background, and it is from 1821. - Norveç bayrağında kırmızı zemin üzerinde beyaz kenarlıklı koyu mavi Nordik haç vardır ve 1821 yılından kalmadır.

zemin
{i} level
zemin
field
zemin
{i} backcloth
zemin
groundwork
zemin
ground floor (of a multistory building)
zemin
conditions, circumstances: Buna zemin henüz müsait değil. The conditions aren't yet right for this
zemin
subject, topic: bu zeminde on this subject
zemin
basis, ground
zemin
ground, background: beyaz zemin üzerine mavi yollar blue stripes on a white ground
zemin
platform
İngilizce - İngilizce

zeminden teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

Zemin
Jiang Zemin
Türkçe - Türkçe

zeminden teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Zemin
taban
ZEMİN
(Osmanlı Dönemi) Kötürüm kimse
zemin
Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo gibi desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk
zemin
Yeryüzü, dünya
zemin
Kumaş, halı, tablo gibi desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk
zemin
(Osmanlı Dönemi) yer, dünya; yeryüzü
zemin
Temel, dayanak: "Asıl sohbet zemini nadide yemek tarifi, köşk ve bahçe tanzimidir."- R. H. Karay
zemin
Taban, döşeme, yer
zemin
Temel, dayanak
zemin
Taban, ayaklık
zemin
Taban, döşeme, yer: "Kırmızı bir zemin üstünde bir sürü insan, havada uçan beyaz bir kuşa bakıyorlardı."- M. Ş. Esendal
zeminden