yorucu

listen to the pronunciation of yorucu
Türkçe - İngilizce
tiring

Today was a tiring day. - Bugün yorucu bir gündü.

This day was exceptionally tiring. - Bu gün son derece yorucuydu.

tiresome

I told you that this would become tiresome. - Bunun yorucu olacağını sana söyledim.

At first the job looked good to Tom, but later it became tiresome. - Önceleri iş, Tom'a iyi göründü fakat daha sonra iş yorucu oldu.

weary
exhaustive
exhausting

The swimmer, Cindy Nicholas, barely made it ashore at Dover at the end of the exhausting swim, but a spokesman from the Channel Swimming Association announced that she was in very good shape. - Yüzücü, Cindy Nicholas, yorucu bir yüzmenin sonunda zorlukla Daver'de kıyıya vardı fakat Kanal Yüzme Derneğinden bir sözcü onun çok iyi bir durumda olduğunu duyurdu.

It was both energizing and exhausting. - O hem enerji verici hem de yorucu.

wearing
lucubrate
wearying
prolix
back-breaking
suspiciousness
exacting
killing
weariful
punishing
back breaking
gruelling
tiresome, tiring, weary, wearing, wearisome, strenuous, backbreaking, laborious
fatiguing
toilsome
labored
toilful
painful

That looks really painful. - O gerçekten yorucu görünüyor.

irksome
strenuous

The trainer advised Angela to avoid strenuous exercise. - Eğitmen, Angela'ya yorucu egzersizden kaçınmasını tavsiye etti.

Neither of them cares for strenuous sports. - Onlardan hiçbiri yorucu sporlardan hoşlanmıyor.

laboured [Brit.]
drudging
languorous
laborious
trying
laboring
with an effort
tiring, tiresome, wearying, wearisome, fatiguing
labouring [Brit.]
grueling

The team's schedule is grueling. - Takımın programı yorucu.

arduous
backbreaking
wearisome
heavy

This work is too heavy and exhausting for a single woman. I will activate my robot! - Bu iş çok ağır ve tek bir kadın için yorucu. Robotumu etkinleştireceğim.

{s} laboured
{s} labouring
tedious
yorucu bir biçimde
tiresomely
yorucu, üzücü, can sıkıcı
exhausting, upsetting, frustrating
yorucu bir biçimde
strenuously
yorucu bir halde
fatiguingly
yorucu bir şekilde
wearisomely
yorucu bir şekilde
tiringly
yorucu
grinding work
yorucu
grind
yorucu olmak
be back breaking
yorucu yürüyüş
slog
yorucu yürüyüş
trudge
yorucu şey
gruelling
yorucu şey
grueling
Türkçe - Türkçe
Yorgunluğa yol açan
Yorgunluğa yol açan: "Yalnızken kendini dinleyiş kadar yorucu ne vardır?"- R. H. Karay
yorucu