yarma

listen to the pronunciation of yarma
Türkçe - Türkçe
Engebeli bir yerde, bir yolu geçirmek için açılmış yer
Kolay yarılan ve çekirdeğinden ayrılan
(Gıda) Yarma, kaynatılmış ve kurutulmuş buğdayın dibeklerde dövülerek kabuğunun ayırt edilmesi sonucunda ortaya çıkan ürün. Anadolu'da keşkek yapımında kullanılır. Kışlık yiyecektir
İri, gelişigüzel kırılmış (tahıl)
Yarmak işi
Ortadan kolayca yarılan ve çekirdeğinden ayrılabilen meyve
Gelişigüzel kırılmış buğdaydan yapılan bir tür çorba
Buğday kırığı
iri taneli tahıl
Engebeli bir yerde, herhangi bir yolu geçirmek için açılmış yer
(Osmanlı Dönemi) TERKİM
yarma aşı
Kalın çaplı anacın tepesi düzgün şekilde kesildikten ve perdahlandıktan sonra, tam orta yerinden 4-5 cm derinliğinde açılan yarığa bir kalem yerleştirilerek yapılan bir aşı
yarma buğday
İri ve gelişigüzel kırılmış buğday
yarma kereste
Damarları yönünde yarılarak biçimlendirilmiş ağaç
yarma kütüğü
Üzerinde balta ile odun yarmak için yapılan kalın kütük
yarma saldırısı
bakınız: yarma taarruzu
yarma taarruzu
İki yanı kapalı veya yanları kuşatma ve çevirmeye elverişsiz olan düşman birliğinin savunma düzenini, gedikler açarak parçalama amacı güden saldırı
yarma çorbası
Yarma buğday ile yapılmış bir tür çorba
yarma şeftali
Eti çekirdeğinden kolayca ayrılan şeftali
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) HARB
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) MAKK
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) FAZC
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) ŞEKK
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) SEMG
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) ŞERŞERE
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) TESLİ'
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) ABT
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) TEFLİK
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) FETUR
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) BECC
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) HARR
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) TASDİ'
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) ŞAAB
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) FEZR
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) SEL'A
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) SELG
Yarmak
dilmek
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) HAR'
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) FAZH
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) ŞERM
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) ŞATBE
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) AZK
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) SAVH
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) TEFKIYE
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) HARBAK
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) HERD
Yarmak
açmak
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) TEFCİR
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) FATR
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) FEL'
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) FARS
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) İFRA'
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) ŞARK
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) KAHZ
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) TEŞRİM
Yarmak
(Osmanlı Dönemi) FAT'E
yarmak
Ortasından, içinden geçmek
yarmak
Uzunlamasına bölüp ayırmak
yarmak
Ortasından, içinden geçmek: "Vapurun yardığı sular, iki yanından güya neşelerinden köpüre köpüre Üsküdar'a gidişler, daima eğlenceliydi."- A. Ş. Hisar
yarmak
Derin yara açmak
yarmak
Yarık açmak
yarmak
Derin yara açmak: "Aralarına girmemiş olsaydı boğaz boğaza dövüşecekler, birbirlerinin başını gözünü yaracaklardı."- R. N. Güntekin
yarmak
Buğday, arpa gibi tahıl tanelerini değirmende kırmak
yarma