tokat

listen to the pronunciation of tokat
Türkçe - İngilizce
slap

She slapped him in the face. - O onun yüzüne tokat attı.

After slapping Tom's right cheek, Mary stomped on his left foot. - Mary, Tom'un sağ yanağına tokat attıktan sonra, sol ayağının üstünde tepindi.

cl-p
blow
sock

If you do that again, I'll sock you. - Bunu bir daha yaparsan sana tokat atarım.

wipe
slap in the face

She gave him a slap in the face. - Onun yüzüne bir tokat attı.

buffet
box
cuff
smack

She smacked him across the face. - Onun yüzüne tokat attı.

I wanted to smack you. - Seni tokatlamak istedim.

lick
clout
slap, cuff, smack, blow, buffet, sock, clout
wiper
crack
hit
clp
tokat atmak
smack
tokat vurmak
slap
tokat yemek
slapped
tokat yemek
be slapped
tokat atan kimse
slapper
tokat atmak
slap in the face
tokat atmak
sock
tokat atmak
catch
tokat atmak
buffet
tokat atmak
to slap, to cuff, to box sb's ears
tokat atmak/aşketmek
to slap; to cuff
tokat indirmek
(Argo) plant in
tokat yemek
to be slapped
tokat yemek
to be slapped; to be cuffed
yapıştırmak (tokat)
plant
tokat atmak
slap

Instead of slapping him in the face, she spit in it, and walked contemptuously away. - Onun yüzüne tokat atmak yerine, ona tükürdü ve aşağılayarak uzaklaştı.

Even so ... she didn't have to slap me! - Yine de... bana tokat atmak zorunda değildi!

tokat atmak
cuff
tokat atmak
paddle
popoya tokat
spanking
popoya vurulan tokat
spank
sille tokat
slapping and cuffing each other
sille tokat girişmek
fly out at smb
tekme tokat girişmek
beat up
tekme tokat girişmek
to beat sb up
tokat atmak
clp
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) Kale içi, siper, ahır, ağıl. El içi gibi yer
(Osmanlı Dönemi) El içiyle vurulan sille
(Osmanlı Dönemi) Dere arası olan hayvan mer'ası
Hayvan ağılı
Cezalı hayvanların kapatıldığı yer
Tarla, bahçe ya da mandıra kapısı
Tarla, bahçe veya mandıra kapısı
Tahta çit
El içi ile vuruş, şamar, beşkardeş
Bahçe kapısı
Hayvan ağılı: "Yaşlıcaydı, fakat birkaç köyde tarlası tokadı vardı."- Halikarnas Balıkçısı
iri taeli üzüm çeşidi
(Osmanlı Dönemi) TEBANÇE
(Osmanlı Dönemi) sille
Tokat atmak
patlatmak
Tokat atmak
aşk etmek
Tokat atmak
tokatlamak
sille tokat
Döve döve
tokat