to tell the truth

listen to the pronunciation of to tell the truth
İngilizce - Türkçe
açıkçası
doğrusu

Doğrusunu söylemek gerekirse, onlarla gitmek istemiyorum. - To tell the truth, I don't want to go with them.

Doğrusunu söylemek gerekirse, ben şiddet filmlerinden bıktım. - To tell the truth, I'm tired of violent movies.

aslında
doğruyu söylemek gerkirse
doğruyu söylemek
doğruyu söylemek

Doğruyu söylemek gerekirse, o benim yeğenimdir. - To tell the truth, she is my niece.

Doğruyu söylemek gerekirse, onu sevmiyorum. - To tell the truth, I don't like him.

doğru söylemek
gerçeği söylemek
İngilizce - İngilizce
An attestation to the truthfulness and frankness of an associated statement
to be quite honest, honestly
Used to positively assert the frank honesty of an associated statement of set of statements; equivalent to "to tell the truth"
relay a true sentiment, tell a true story
to tell the truth