Tanrı olmasa onu icat etmek zorunda kalırız.
- If God did not exist, we'd have to invent him.
Bahaneler icat etmekte çok kötüdür.
- He is very bad at inventing excuses.
Mikroskopu kimin icat ettiğini biliyor musun?
- Do you know who invented the microscope?
Edison'un yeni şeyler icat etmesi her zaman kolay değildi.
- It wasn't always easy for Edison to invent new things.
Keşke benim zengin olmam için yeterince satan bir şeyi bulmak için yeterince akıllı olsam.
- I wish I was smart enough to invent something that sold well enough for me to get rich.
Sami, Leyla'ya yardım etmek için basit bir plan tasarladı.
- Sami devised a simple plan to help Layla.
Bu fenomeni açıklamak için, her bilim adamı kendi teorisini tasarladı.
- To explain this phenomenon, each scientist devised his own theory.
Bildiğimiz anlamda dil, bir insan icadıdır.
- Language, as we know it, is a human invention.
Tom yeni icadını hem John'a hem de Mary'ye tanımladı.
- Tom described his new invention to both John and Mary.
O, okulu asmak ve partiye gitmek için çabucak bir plan geliştirdi.
- She quickly devised a plan to skip school and go to the party.
Onlar ustaca yapılmış çözümler geliştirdiler.
- They devised ingenious solutions.
Far off he wonders, what them makes so glad, / If Bacchus merry fruit they did inuent .
... internet. We wrote the World Wide Web. In addition, we also helped to invent television, ...
... and the Germans invent its killer app, the automobile. ...