thunder; make noise

listen to the pronunciation of thunder; make noise
İngilizce - Türkçe
gök gürültüsü; gürültü yapmak
boom
gümbürtü
boom
{i} ani artış
boom
yükseliş
boom
reklamını yapmak
boom
baston
boom
gürleme
boom
liman ağzındaki mania
boom
artış

Küçük araba artışı sona eriyor. - The small car boom is ending.

boom
(önem/değer/vb.) hızlı biçimde artmak
boom
gümbürdemek
boom
akarsuların iki yakasına gerilen ve geçişi önleyen kalın zincir
boom
YÜZÜCÜ GEÇİT ENGELİ: Yüzücü geçit engeli, kanal ve liman ağızları nevinden giriş yerlerini tıkamak için kullanılan engeldir. Bu engel, daha çok, kalaslardan ve çelik kablolardan meydana getirilir
boom
{f} uğuldamak
boom
hızla ilerleme veya yükselme ticaret
boom
{i} çıkış

Sanayi geçmişte birçok iniş ve çıkışları gördü. - The industry has seen many booms and busts in the past.

O, şarkıcı olarak çıkış yapıyor. - She is booming as a singer.

boom
vızıldamak
boom
{i} yüzer kütüklerden oluşan engel
boom
top gibi derin ve kuvvetli bir ses çıkarmak
boom
{f} gelişmek
boom
ilerlemek
İngilizce - İngilizce
{f} boom
thunder; make noise