the act or process of framing together, or uniting, as beams in a fabric

listen to the pronunciation of the act or process of framing together, or uniting, as beams in a fabric
İngilizce - Türkçe

the act or process of framing together, or uniting, as beams in a fabric teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

contiguous
{s} bitişik

Çiftliğinize bitişik bir arazi aldım. - I just acquired some land that's contiguous to your farm.

Hemen hemen tüm sanal bellek uygulamaları bir uygulama programının sanal adres alanını sayfalara böler; bir sayfa bitişik sanal bellek adreslerinden oluşan bir bloktur. - Almost all implementations of virtual memory divide the virtual address space of an application program into pages; a page is a block of contiguous virtual memory addresses.

contiguous
{s} sınırdaş
contiguous
bitişmek
continental
avrupa'ya ait
continental
(Jeoloji) kıtaya ait
continental
kıtasal
contiguous
Ardışık

Variables defined one right after the other appear to be placed contiguously in memory.

contingently
Rastgele
contiguous
{s} yakın
contiguous
yakın/komşu
contiguous
{s} komşu
continental
Continental Congress 1774 ile 1781 yılları arasmdaki Amerikan mill
continental
ihtilâlcilere ait continental climate kara iklimi
contingently
bağlı olarak
the act or process of framing together, or uniting, as beams in a fabric