son olarak

listen to the pronunciation of son olarak
Türkçe - İngilizce
eventual
ultimately
once again
once and for all

I told her once and for all that I wouldn't go shopping with her. - Onunla birlikte alışverişe gitmeyeceğimi ilk ve son olarak ona söyledim.

Turn him down once and for all. - Onu son olarak reddet.

in conclusion
once for all

He gave up his attempt once for all. - O ilk ve son olarak girişiminden vazgeçti.

terminally
a) lastly b) once and for all
lastly

Lastly, she went to America. - Son olarak o Amerika'ya gitti.

Lastly, is there anything else to share with the group ? - Son olarak, grupla paylaşılacak başka bir şey var mı?

last

It has been so long since I last went to Disneyland with my family. - Son olarak ailemle birlikte Disneyland'a gittiğimden beri uzun zaman oldu.

When did you see her last? - Onu son olarak ne zaman gördün?

as an end
finally

Finally, someone spoke. - Son olarak, birisi konuştu.

Finally, What did you buy the last day? - Son olarak, son gün ne aldınız?

son çare olarak
as a last resort
en son olarak söylenen
last mentioned
en son olarak zikrolunan
last mentioned
ilk ve son olarak
once for all

He gave up his attempt once for all. - O ilk ve son olarak girişiminden vazgeçti.

para birimi olarak kullanımına son vermek
demonetize
son derece gizli olarak
in strict privacy
son derece gizli olarak
(Konuşma Dili) in strict confidence
son derece özel olarak
(Konuşma Dili) in strict confidence
son çare olarak
in the last resort
son çare olarak kullanmak
resort to
ısa'nın son olarak terini sildiği mendil
Sudarium
son olarak

    Heceleme

    son o·la·rak

    Telaffuz

    Etimoloji

    [ 's&n ] (noun.) before 12th century. Middle English sone, from Old English sunu; akin to Old High German sun son, Greek hyios.

    Günün kelimesi

    connubial