son olarak

listen to the pronunciation of son olarak
Türkçe - İngilizce
eventual
ultimately
once again
once and for all

The government should strengthen their army once and for all! - Hükümet son olarak kendi ordusunu güçlendirmelidir.

I want to sort this out once and for all. - Son olarak bunu tasnif etmeni istiyorum.

in conclusion
once for all

He gave up his attempt once for all. - O ilk ve son olarak girişiminden vazgeçti.

terminally
a) lastly b) once and for all
last

It has been so long since I last went to Disneyland with my family. - Son olarak ailemle birlikte Disneyland'a gittiğimden beri uzun zaman oldu.

Tom was the last to arrive. - Tom son olarak vardı.

lastly

Lastly, she went to the United States. - Son olarak, o Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti.

Lastly, is there anything else to share with the group ? - Son olarak, grupla paylaşılacak başka bir şey var mı?

as an end
finally

Finally, What did you buy the last day? - Son olarak, son gün ne aldınız?

Finally, someone spoke. - Son olarak, birisi konuştu.

son çare olarak
as a last resort
en son olarak söylenen
last mentioned
en son olarak zikrolunan
last mentioned
ilk ve son olarak
once for all

He gave up his attempt once for all. - O ilk ve son olarak girişiminden vazgeçti.

para birimi olarak kullanımına son vermek
demonetize
son derece gizli olarak
in strict privacy
son derece gizli olarak
(Konuşma Dili) in strict confidence
son derece özel olarak
(Konuşma Dili) in strict confidence
son çare olarak
in the last resort
son çare olarak kullanmak
resort to
ısa'nın son olarak terini sildiği mendil
Sudarium
son olarak

    Heceleme

    son o·la·rak

    Telaffuz

    Etimoloji

    [ 's&n ] (noun.) before 12th century. Middle English sone, from Old English sunu; akin to Old High German sun son, Greek hyios.

    Günün kelimesi

    exigent