son olarak

listen to the pronunciation of son olarak
Türkisch - Englisch
eventual
ultimately
once again
once and for all

He gave up his attempt once and for all. - O son olarak girişiminden vazgeçti.

I told her once and for all that I wouldn't go shopping with her. - Onunla birlikte alışverişe gitmeyeceğimi ilk ve son olarak ona söyledim.

in conclusion
once for all

He gave up his attempt once for all. - O ilk ve son olarak girişiminden vazgeçti.

terminally
a) lastly b) once and for all
last

Lastly, she went to America. - Son olarak o Amerika'ya gitti.

Tom was the very last to arrive. - Tom son olarak vardı.

lastly

Lastly, is there anything else to share with the group ? - Son olarak, grupla paylaşılacak başka bir şey var mı?

Lastly, she went to America. - Son olarak o Amerika'ya gitti.

as an end
finally

Finally, someone spoke. - Son olarak, birisi konuştu.

In English there are eight main parts of speech: noun, verb, adjective, adverb, pronoun, preposition, conjunction and finally interjection. - İngilizcede dilin sekiz ana bölümü vardır:isim,fiil,sıfat,zarf,zamir,edat,bağlaç ve son olarak ünlem.

son çare olarak
as a last resort
en son olarak söylenen
last mentioned
en son olarak zikrolunan
last mentioned
ilk ve son olarak
once for all

He gave up his attempt once for all. - O ilk ve son olarak girişiminden vazgeçti.

para birimi olarak kullanımına son vermek
demonetize
son derece gizli olarak
in strict privacy
son derece gizli olarak
(Konuşma Dili) in strict confidence
son derece özel olarak
(Konuşma Dili) in strict confidence
son çare olarak
in the last resort
son çare olarak kullanmak
resort to
ısa'nın son olarak terini sildiği mendil
Sudarium
son olarak

    Silbentrennung

    son o·la·rak

    Aussprache

    Etymologie

    [ 's&n ] (noun.) before 12th century. Middle English sone, from Old English sunu; akin to Old High German sun son, Greek hyios.

    Wort des Tages

    calvary
Favoriten