someone who shows the way by leading or advising

listen to the pronunciation of someone who shows the way by leading or advising
İngilizce - Türkçe

someone who shows the way by leading or advising teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

guide
{f} rehberlik etmek

Size rehberlik etmek için hiçbir ders kitabı cevabının mevcut olmayacağı durumlar olacaktır. - There will be situations where no textbook answer will be available to guide you.

Tanrılar sonuna kadar insanlığa rehberlik etmek için yeryüzüne indiler. - Gods came down on earth to guide humanity to its end.

guide
{i} rehber

Bir sonraki rehberli tur saat kaçta? - When is the next guided tour?

O, saraya kadar bana rehberlik yaptı. - She guided me to the palace.

guide
tırnak
guide
{f} yönlendirmek
guide
{f} götürmek
guide
kılavuzluk etmek
guide
{f} rehberlik et

Ben Nagasaki çevresinde onlara rehberlik etmek için onlarla birlikte gittim. - I went with them so that I could guide them around Nagasaki.

Tanrılar sonuna kadar insanlığa rehberlik etmek için yeryüzüne indiler. - Gods came down on earth to guide humanity to its end.

guide
{i} kılavuz

İngilizce konuşan, ruhsatlı bir kılavuz istiyorum. - I want a licensed guide who speaks English.

Ben sizin için bir kılavuz olarak hareket edeceğim. - I'll act as a guide for you.

guide
{i} model
guide
işaret etmek
guide
{f} sevketmek
guide
(Tıp) Oluklu sonda
guide
{i} rehber kitabı, rehber
guide
{i} örnek
guide
{f} öncülük etmek
guide
{i} danışman
guide
{f} yönetmek, idare etmek
guide
(Askeri) HİZAYA GELMEK, İSTİKAMETE GELMEK: Yürüyüşte diğer bir şahıs, birlik veya cisimden, yerine göre, hizaya gelmek veya istikamet almak. Ayrıca bakınız: "alignment"
İngilizce - İngilizce
guide
someone who shows the way by leading or advising

    Heceleme

    some·one who shows the way by lead·ing or advising

    Türkçe nasıl söylenir

    sʌmwʌn hu şōz dhi wey bay lidîng ır ädvayzîng

    Telaffuz

    /ˈsəmˌwən ˈho͞o ˈsʜōz ᴛʜē ˈwā ˈbī ˈlēdəɴɢ ər adˈvīzəɴɢ/ /ˈsʌmˌwʌn ˈhuː ˈʃoʊz ðiː ˈweɪ ˈbaɪ ˈliːdɪŋ ɜr ædˈvaɪzɪŋ/