Kaoru, şimdiye kadar en iyi tepki sizinki - büyük ödülü kazanırsınız.
- Kaoru, yours is the best reaction so far - you win the grand prize.
Şimdiye kadar beş kitap yazdı.
- He has written five books so far.
Şu ana kadar okulda iyi gidiyorsun.
- You have been doing well at school so far.
Şu ana kadar kaç tane bilgisayarın oldu?
- How many computers have you had so far?
Sadece o kadar uzaklaşabilirsin.
- You can only go so far.
Şimdiye dek harika bir hayat yaşadım.
- I've had a great life so far.
O, bildiğim kadarıyla, güvenilir bir arkadaştır.
- He is, so far as I know, a reliable friend.
Bildiğim kadarıyla, o iyi bir adam.
- He is, so far as I know, a good guy.
insofar as (or that), to the extent that, to such an extent.
How is your driving lessons? - So far, pretty good.
... So far, not that surprising. ...
... money, paying ' (chuckles) ' more taxes. That's by far the most effective and efficient ...