bir dereceye kadar

listen to the pronunciation of bir dereceye kadar
Türkçe - İngilizce
certain extent
to some extent, to a certain extent
(Hukuk) partly
to a degree

I agree with you to a degree. - Ben, bir dereceye kadar sizinle aynı fikirdeyim.

somewhat
in some degree
as far as
some

To some degree I am also afraid of people, they have the power to destroy you. - Ben de bir dereceye kadar insanlardan korkuyorum, onların seni yok etme gücü var.

To some extent I agree with you. - Bir dereceye kadar seninle aynı fikirdeyim.

comparatively
slightly
relatively
so far as
in so far as
moderately

Foxes are moderately quiet animals. - Tilkiler bir dereceye kadar sessiz hayvanlardır.

partially
(up) to a point
quite
a trifle
to some a certain extent
to some extent

The rumor is true to some extent. - Söylenti bir dereceye kadar doğru.

Fadil was responsible to some extent to what happened to Layla. - Fadıl, bir dereceye kadar Leyla'ya olanlardan sorumluydu.

to an extent

I agree with you to an extent.

up to a point
after a sort
bir dereceye kadar