Döner kavşağın amacı trafiği yavaşlatmaktır.
- The purpose of a roundabout is to slow down traffic.
Kağıt uçak yavaş yavaş yere düştü.
- The paper plane fell slowly to earth.
Balon yavaş yavaş indi.
- The balloon descended slowly.
Yavaşça gözlerini kapadı.
- She slowly closed her eyes.
Mary Japonjayı yavaşça konuştu.
- Mary spoke Japanese slowly.
Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.
- Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home.
Lütfen daha yavaş konuşun.
- Please speak more slowly.
İşler gerçekten kesatlaştı.
- Business has really slowed down.
Bu günlerde iş çok kesat.
- Business is so slow these days.
Oyun yavaş ve sıkıcıydı.
- The game was slow, and it was also boring.
Tom golf sever ama Mary onun yavaş ve sıkıcı olduğunu düşünüyor.
- Tom likes golf, but Mary thinks it's slow and boring.
Daha yavaş konuşabilir misiniz?
- Can you speak more slowly?
Lütfen daha yavaş konuşun.
- Please speak more slowly.
Tom yavaşlamamı söyledi.
- Tom told me to slow down.
Cankurtaranlar kırmızı ışıklarda durmak zorunda değiller ama genellikle yavaşlarlar.
- Ambulances don't have to stop at red lights, but they usually slow down.
Speak more slowly, please.
- Speak more slowly, please!
Can you speak slower, please?
- Can you speak more slowly, please?
... app that slowly ramps up the lights in the room and starts playing your favorite music ...
... of this, and I'm slowly getting kind of accustomed to ...