Dolma kalemimi aramalıyım.
- I need to search for my pen.
İnsanların zayıf yönlerini araştırmayın ama güçlü yönlerini araştırın.
- Do not search for people's weaknesses, but for their strengths.
Tom bütün akşamı ünlü kişlerin fotoğrafları için Web'i araştırmakla geçirdi.
- Tom spent the whole evening searching the Web for photos of famous people.
Polisler saatlerce Tom'un evini aradılar fakat onlar cinayet silahını bulamadılar.
- The police spent hours searching Tom's place, but they couldn't find the murder weapon.
search for SOPA on google.
search for sinus infection in the pdf document.
I have been searching for my car key all day - Bütün gün arabamın anahtarını aradım.
Tom yıllardır Mary'yi arıyor.
- Tom has been searching for Mary for years.
Erkek kardeşimi arıyorum.
- I am searching for my brother.
Onu aramak için zamanları yoktu.
- They did not have time to search for it.
Su o kadar bulanıktı ki polis dalgıçlar vücudu dokunarak aramak zorunda kaldı.
- The water was so murky that the police divers had to search for the body by feel.
Aramaya devam ettiler.
- They continued searching.
Google'da arama yapmayı denedim ama ne yapacağımı bulamadım.
- I have tried searching on Google, but I can't find out what to do.
... I'm asking for a particular thing I'm searching for. ...
... discovered in the nineteen eighties by travelers searching for a simple life ...