sağmak

listen to the pronunciation of sağmak
Türkçe - İngilizce
to milk; to run off, to unreel, to wind off
to get (honey) from a beehive; to rob (a beehive) of its honey
to milk (an animal)
to unwind or unravel (threads)
(inek) milk
slang to swindle, milk, mulct
run off
(Denizbilim) strip
{f} milk

I need to go milk the cows. - İnekleri sağmak için gitmem gerekiyor.

Their job is to milk the cows. - Onun işi inekleri sağmak.

sağ
right

I order you to turn right. - Sana sağa dönmeni emrediyorum

Did the error occur right from the start or later on? - When? - Hata baştan sağda mı yoksa sonradan mı meydana geldi? - Ne zaman?

sağ
alive

The doctors thought he was dead, but today he is still alive and healthy, and has a job and a family. - Doktorlar onun öldüğünü düşünmüştü ama o bugün hâlâ hayatta ve sağlıklı ve bir işi ve bir ailesi var.

Is the snake alive or dead? - Yılan sağ mı yoksa ölü mü?

sağ
(Politika, Siyaset) the right

The rightmost lane is now under construction. - En sağdaki şerit yapım aşamasındadır.

In America cars drive on the right side of the road. - Amerika'da arabalar yolun sağ tarafını kullanırlar.

sağ
(Otomotiv) direction indicator
sağ
abate
sağ
pure

The air by the sea is pure and healthy. - Deniz havası saf ve sağlıklıdır.

sağ
able-bodied
sağ
dexter
sağ
living

The poor girl made a living by selling flowers. - Zavallı kız, çiçek satarak geçimini sağladı.

He makes a living as a salesman. - Bir satıcı olarak geçimini sağlıyor.

sütünü iyice sağmak
strip
sağ
right in

Sami fired right into Layla's head. - Sami, Leyla'nın kafasının sağına doğru ateş etti.

Tom used to sit on my right in science class. - Tom fen sınıfımda sağ tarafımda otururdu.

sağ
right, (someone, something) who/which is on the right-hand side, dexter
sağ
alive; sound, healthy; unadulterated, unmixed, pure katkısız
sağ
right, the right-hand side
sağ
offside
sağ
right hand

Tom is left-handed, but he writes with his right hand. - Tom solaktır, ancak sağ eliyle yazar.

Tom caught the ball with his right hand. - Tom topu sağ eli ile yakaladı.

sağ
right wing

I have a right wing neighbor. - Sağ görüşlü bir komşum var.

adam sağmak
to trick a man out of his money, milk people
bal sağmak
to take honey (from the hive)
sağ
whole

All people shall have the right to maintain the minimum standards of wholesome and cultured living. - Tüm insanlar sağlıklı ve kültürlü yaşam minimum standartlarını koruma hakkına sahip olacaktır.

It took me a whole year to recover my health. - Sağlığımı geri kazanmak tam bir yılımı aldı.

sağ
pol. right wing
sağ
pol. rightist, right-wing
sağ
hoof
sağma
{i} milking
sağma
(Nükleer Bilimler) eluation
süt sağmak
to milk
sağmak