The truth will come out.
- Gerçek ortaya çıkacak.
The stars come out at night.
- Yıldızlar gece ortaya çıkarlar.
The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions.
- Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.
Some unexpected difficulties have arisen.
- Bazı beklenmedik zorluklar ortaya çıktı.
This tradition arose in China.
- Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.
Confusion arose from the accident.
- Kaza yüzünden karışıklık ortaya çıktı.
How did this misunderstanding ever arise?
- Bu yanlış anlama nasıl ortaya çıktı?
A new difficulty has arisen.
- Yeni bir zorluk ortaya çıktı.