Bilgisayarlarla ilgili iş yaparım.
- I do work related to computers.
Tom Mary ile uzaktan ilgilidir.
- Tom is distantly related to Mary.
Gerçekten ilişkiniz var mı?
- Are you guys really related?
Galce, Kornişce ve Bretonca'nın hepsi yakından ilişkilidir.
- Welsh, Cornish and Breton are all closely related.
İster inan ister inanma şeftali ve badem ilişkilidir.
- Believe it or not, peaches and almonds are related.
Kediler kaplanlarla akrabadırlar.
- Cats are related to tigers.
Onunla akraba mısınız?
- Are you related to him?
Tom'la nasıl ilişki kuruyorsun?
- How are you related to Tom?
Onunla iyi ilişki kurabilirim.
- I can relate to that.
Tom'la nasıl ilişki kuruyorsun?
- How are you related to Tom?
The sales-related activities of agent shall be limited to the following groups of customers.
Kimlik yere bağlıdır.
- The identity is related to the place.
Eski İtalyan para birimi liretti ve sembolü ₤ idi. Liret Türk lirasıyla alâkalı değildir.
- The former Italian currency was the lira and its symbol was ₤. It's not related to the Turkish lira.
Bu iki şey alakalı değil.
- Those two things aren't related.
Bir ülke tarafından üretilen kağıt miktarı onun kültürel standartlarıyla yakından ilişkilidir.
- The amount of paper produced by a country is closely related to its cultural standards.
Salatalık, karpuzla ilişkilidir.
- A cucumber is related to a watermelon.
Everyone is related to their parents.
Gun-related crime.
Electric and magnetic forces are closely related.
... So we tried to collect all kinds of data related to the ...
... And today we're introducing related hashtags. ...