rahatlamak

listen to the pronunciation of rahatlamak
Türkçe - İngilizce
{f} ease
{f} relax

Knowing how much school for my kids is costing, it's impossible to relax with a beer and take it easy. - Çocuklarımın okul maliyetini bildiğim için, bir bira ile rahatlamak ya da boş vermek imkansız.

What do you do for relaxation? - Rahatlamak için ne yapıyorsun?

settle
let it all hang out
freshen up
let one's hair down
(Konuşma Dili) be off the hook
(deyim) be at ease
calm down
become comfortable
rest
chill out
(Dilbilim) let up
unwind
open out
let go
unbend
to feel better (after experiencing sickness, pain, or fatigue)
let oneself go
to feel relieved, become untroubled
to become comfortable; to feel relieved; to relax, to rest; to calm down
feel relieved
take the edge off
rahatlamak için dolaşmak
walk off
rahatlama
relief

Tom's face showed his relief. - Tom'un yüzü onun rahatlamasını gösterdi.

That would be a relief. - Bu bir rahatlama olur.

rahatlama
relaxation

I just want a little more relaxation. - Ben sadece biraz daha rahatlama istiyorum.

For relaxation, Copernicus painted and translated Greek poetry into Latin. - Rahatlamak için, Copernicus resim yaptı ve Yunanca şiiri Latinceye çevirdi.

ağlayıp rahatlamak
have a good weep
dolaşarak rahatlamak
walk off
düşüncelerini dağıtarak rahatlamak
disburden one's mind
dışa vurup rahatlamak
abreact
içini döküp rahatlamak
let off steam
rahatlama
reprieve
rahatlama
(Argo) veg out
sırrı söyleyerek rahatlamak
unburden oneself of a secret
yüreki rahatlamak
to feel relieved, breathe easily, breathe freely
Türkçe - Türkçe
rahatlamak