For him it may be possible, but I'd never pass the test.
- Onun için mümkün olabilir fakat ben testi asla geçemezdim.
How is that possible?
- O nasıl mümkün olabilir?
What he said could possibly be true.
- Söylediği muhtemelen doğru olabilirdi.
Tom may possibly be lying about that.
- Tom o konuda muhtemelen yalan söylüyor olabilir.
Maybe they can be happy.
- Belki onlar mutlu olabilirler.
Maybe I should become a painter.
- Belki bir ressam olabilirim.
You may be right, but we have a slightly different opinion.
- Haklı olabilirsin, ama bizim çok az farklı bir görüşümüz var.
There may be thieves, fakers, perverts or killers in social networks. For your security, you shouldn't believe them.
- Sosyal ağlarda hırsızlar, sahteciler, sapıklar veya katiller olabilir. Güvenliğiniz için, onlara inanmamalısınız.
Lunar eclipses can be total or partial.
- Güneş tutulmaları tam ya da bölümlü olabilir.
Winter in New York can be very cold.
- New York'ta kış çok soğuk olabilir.