olabilir

listen to the pronunciation of olabilir
Türkisch - Englisch
possible

If every user added twenty a day to Tatoeba, it might be possible to reach one million sentences by Christmas. - Eğer her kullanıcı Tatoeba'ya günde yirmi ilave yaparsa, Noel'e kadar bir milyon cümleye ulaşmak mümkün olabilir.

Occasional showers are possible tomorrow. - Yarın ara sıra sağanaklar olabilir.

possibly

What he said could possibly be true. - Söylediği muhtemelen doğru olabilirdi.

It may possibly be fine tomorrow. - Hava yarın muhtemelen iyi olabilir.

(deyim) on the cards
inposse
mayhap
maybe

I think that maybe Tom and I could be friends. - Sanıyorum, belki de Tom ve ben arkadaş olabiliriz.

Maybe you can help me. - Belki bana yardımcı olabilirsin.

possible; maybe
I don't care if I do
calculable
may be

The tropical rainforests, located in a narrow region near the equator, are disappearing so fast that by the year 2000 eighty percent of them may be gone. - Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan, tropik yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyorlar ki 2000 yılına kadar onların % 80 yok olabilir.

There may be a killer who looks harmless in any social network. - Sosyal ağlarda zararsız bir kişi gibi görünen bir katil olabilir.

can be

Lobster tomalley can be toxic and it's best not to eat it. - İstakoz ciğeri toksik olabilir, onu yememek en iyisidir.

Winter in New York can be very cold. - New York'ta kış çok soğuk olabilir.

olabilir ki
it may be that
olmasa da olabilir
dispensable
ol
be
ol
became
ol
are
ol
is
ol
was
ol
were
ol
for
ol
{f} becoming
ol
grow into
ol
happen
ol
am
ol
being
ol
{f} happening
ol
to be
ol
become
ol
been
ol
be of
ol
been of
ol
grew into
ol
come about
yardımcı olabilir miyim
Can I help you? May I help you?
bana yardımcı olabilir misiniz
Would you assist me
daha iyi olabilir
improvable
dava konusu olabilir
litigious
dava konusu olabilir
actionable
emekli olabilir
pensionable
haber olabilir
newsworthy
hatalı olabilir
fallible
ne olabilir
What is that supposed to be
ol
betide
ol
he; she; it
ol
befall
ol
that; those
ol
befell
ol
olive
ol
befallen
ol
archaic
rektifiye olabilir
can be regrinded at
sıvı olabilir
liquescent
tehlikeli olabilir
It may be dangerous
Englisch - Englisch

Definition von olabilir im Englisch Englisch wörterbuch

OL
my wife, my girlfriend, my mother (Internet abbreviation)
ol
Oliver's List of Newton Easter Eggs http: //www geocities com/SiliconValley/Bay/4931/index html
ol
Ordered List The Ordered List element represents a list of items sorted by sequence or order of importance Typical remdering is a numbered list of items
ol
OFFICE LIGHT DISTRICT
ol
on the label
ol
{ font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 10pt; margin-top: auto; margin-bottom: auto; color: #000000} The OL tag style creates a default look for an orderedlist in the HTML file item one item two
ol
A suffix denoting that the substance in the name of which it appears belongs to the series of alcohols or hydroxyl derivatives, as carbinol, glycerol, etc
ol
Operating loans, farm
ol
Overall Length
ol
orienting line
Türkisch - Türkisch
Gerçekleşme imkânı bulunan, olur, mümkün, kabil
olur
OL
(Hukuk) O
ol
O gösterme sıfatı
ol
O gösterme sıfatı: "Dedi gördüm ol habibin aneasın"- Süleyman Çelebi. O gösterme zamiri
Englisch - Türkisch

Definition von olabilir im Englisch Türkisch wörterbuch

OL
(Askeri) çalıştırma mahalli (operating location)
olabilir
Favoriten