It's supposed to rain tomorrow night, so let's leave our umbrellas until then.
- Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.
I apologized, but even then she wouldn't speak to me.
- Özür diledim fakat o zaman bile benimle konuşmadı.
Tom has lived in Boston since then.
- Tom o zamandan beri Boston'da yaşamaktadır.
Since then, a great deal of change has occurred in Japan.
- O zamandan beri, Japonya'da büyük bir değişim oldu.
She has remained abroad ever since.
- O zamandan beri yurt dışında kalmaktadır.
Nobody has seen him ever since.
- O zamandan beri onu kimse görmedi.
Mr. Clinton was governor of Arkansas at the time.
- Bay Clinton, o zamanlar Arkansas'ın valisiydi.
Tom was the only person in the room at the time.
- O zaman, Tom odadaki tek kişiydi.
At that time, Mexico was not yet independent of Spain.
- O zaman, Meksika henüz İspanya'dan bağımsız değildi.
I was cleaning my room for that time.
- Ben o zaman odamı temizliyordum.
Tom has lived in Boston since then.
- Tom o zamandan beri Boston'da yaşamaktadır.
Tom hasn't seen Mary since then.
- Tom o zamandan beri Mary'yi görmedi.
Were you reading a book at that time?
- O zaman bir kitap okuyor muydunuz?
Few roads existed in North America at that time.
- O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.
I'll be back by then.
- O zamana kadar döneceğim.
Can you finish by then?
- O zamana kadar bitirebilir misin?