Mary daha çok nane yemeye karar verdi.
- Mary has decided to eat more mints.
Bir nane ister misiniz?
- Would you like a mint?
O, oğlunu varlıklı bir adam yaptı.
- He made his son a wealthy man.
O görünüşte varlıklı fakat gerçekte değildir.
- He is wealthy in appearance but not in reality.
Tom'un zengin olma arzusu var.
- Tom has a desire to be wealthy.
Çok zengin olmanın hayalini kurardım.
- I used to dream about becoming very wealthy.
1696'da Newton darphane müdürü oldu. 1699'da darphane öğretmeni oldu.
- Newton became Warden of the Royal Mint in 1696. He became Master of the Royal Mint in 1699.
Varlıklı bir bayan olarak Leyla'nın yaşamı bir seraptı.
- Layla's life as a wealthy lady was a mirage.
It must have cost a mint to produce!.