maruz kalmak

listen to the pronunciation of maruz kalmak
Türkçe - İngilizce
be exposed to
sustain
expose

In fact, the inhabitants have been exposed to radioactive rays. - Aslında, yerleşik halk radyoaktif ışınlara maruz kalmaktadır.

be subjected
exposed to

In fact, the inhabitants have been exposed to radioactive rays. - Aslında, yerleşik halk radyoaktif ışınlara maruz kalmaktadır.

imposed upon
to be exposed to, be subjected to
be predisposed
subject
(Havacılık) be subjected to
impose upon
come in for
experience
Be exposed, be subject of, experience
to be exposed to, to experience
be subject of
catch
be exposed
fall into
incur
be liable to
receive
subject to
maruz kalma
exposure
maruz kal
undergo

There are no benefits from praising a spoiled child. They should undergo a strict education. - Şımarık bir çocuğu övmenin hiçbir faydası yok. Onlar sıkı bir eğitime maruz kalmalılar.

maruz kal
underwent

He underwent brain surgery. - O bir beyin ameliyatına maruz kaldı.

maruz kal
{f} exposing
maruz kal
impose upon
maruz kal
{f} exposed

He was exposed to danger. - O, tehlikeye maruz kaldı.

In fact, the inhabitants have been exposed to radioactive rays. - Aslında, yerleşik halk radyoaktif ışınlara maruz kalmaktadır.

maruz kal
expose to

Do not expose to heat or direct sunlight. - Isıya ya da güneş ışığına maruz kalma.

Do not expose to temperatures above fifty centigrade. - Elli santigrad derecenin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalma.

maruz kal
{f} imposed
zarara maruz kalmak
sustain a loss
maruz kal
undergone
maruz kalma
(Nükleer Bilimler) exposing
tehlikeye maruz kalmak
hazard
öfkesine maruz kalmak
incur smb.'s displeasure
maruz kalmak