kaydedilmiş

listen to the pronunciation of kaydedilmiş
Türkçe - İngilizce
saved

Do you want to overwrite the saved data? - Kaydedilmiş verinin üzerine yazmak ister misin?

listed
enrolled
registered

The specified email is already registered. - Belirtilen eposta adresi zaten kaydedilmiş.

recorded

When you listen to your recorded voice, you get the feeling that you're hearing the voice of a stranger. - Kaydedilmiş sesini dinlerken bir yabancının sesini dinliyormuş gibi hissedersin.

You can enjoy some recorded music while you wait. - Siz beklerken kaydedilmiş bazı müziklerin tadını çıkarabilirsiniz.

inscribed
canned
enlisted
kaydet
{f} recorded

Tom was looking forward to watching the football match he had recorded at home, and he was angry when he overheard someone mention the final score. - Tom evde kaydettiği futbol maçını izlemek için can atıyordu ve birinin son skordan bahsetmesine kulak misafiri olduğunda sinirliydi.

I recorded a rugby game on videotape. - Bir rugby maçını video kasete kaydettim.

kaydet
{f} recording

Aren't you recording this? - Bunu kaydetmiyor musun?

Aren't you recording us right now? - Bizi şimdi kaydetmiyor musun?

kaydet
{f} registered

Have you registered that here? - Onu buraya kaydettiniz mi?

The thermometer registered minus ten last night. - Dün gece termometre eksi on derece kaydetti.

kaydet
tape record
kaydet
{f} enrolling
kaydet
save

Tom deleted Mary's save files. - Tom Mary'nin kaydetme dosyalarını sildi.

You must save your files on a CD. - Dosyalarınızı bir CD'ye kaydetmelisiniz.

kaydet
{f} tape recorded
kaydet
make a record of
kaydet
{f} record

Record the broadcast on tape. - Yayını kasete kaydet.

You must record his speech. - Onun konuşmasını kaydetmelisin.

kaydet
enroll

Fadil's parents enrolled him in a prestigious school in Cairo. - Fadıl'ın ailesi onu Kahire'deki prestijli bir okula kaydetti.

You should have enrolled your children months ago. - Çocuklarını aylar önce kaydetmeliydin.

kaydet
prerecord
kaydet
{f} register

Tom told me how to do it, but it didn't register. - Tom nasıl yapıldığını bana anlattı ama kaydetmedim.

Is it too late for us to register? - Kaydetmemiz için çok geç mi?

önceden kaydedilmiş
prerecorded
İngilizce - Türkçe

kaydedilmiş teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

kaydet
save
kaydet
record
kaydedilmiş