inter… teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı
- inter
- arasında
İki olay arasında yıllar geçer.
- Years intervene between the two incidents.
Çevirmenler farklı kültürler arasında aracılık ederler.
- Interpreters mediate between different cultures.
- inter alia
- diğerleri arasında (latince)
- inter alia
- (Latin) başkaları yanında
- inter alia
- (Latin) yanı sıra
- inter alia
- (Latin) diğerleri arasında
- inter alia
- (Latin) bu meyanda
- inter
- göm
Onun külleri burada gömülüdür.
- Her ashes are interred here.
- inter
- gömmek
- inter
- defnetmek
- inter electrode capacitance
- elektrotlar arası kapasite
- inter relationship
- ara bağlantı
- inter-
- birbiriyle
- inter-
- (önek) arasında
- inter-bank
- bankalararası
- inter-bank borrowing
- bankalararası borçlanma
- inter-bank money market
- bankalararası para piyasası
- inter alios
- Diğer şahıslar arasında
- inter connection
- arası bağlantı
- inter continental
- inter kıta
- inter generational
- inter nesiller
- inter indexer consistency
- inter dizin tutarlılık
- inter library
- arası kütüphane
- inter marriage
- arası evlilik
- inter rail
- İnter Rail (veya İnter-Rail) belirli bir süre için, kapsadığı ülke(ler)de, 2. sınıf tüm trenlere ücret ödemeden ve yer ayırtmadan binebilme imkanı sağlayan özel bir tren biletidir. Nisan 2007 tarihine kadar bölgesel bilet uygulaması varken, bu sistem yerini Global (Küresel) ve Tek-Ülke şeklinde iki türe bırakmıştır. İnter Rail biletlerini alabilmek için, kapsamdaki ülkelerinden birinde veya komşu bir ülkede en az 6 ay yaşamış olmak koşulu vardır. Bilet, yolcunun kendi ülkesindeki seyahatlerde geçersizdir. İnter Rail bileti, bazı anlaşmalı denizyolu ve demiryolu parkurlarında çeşitli oranlarda indirim sağlamaktadır
- inter rater
- anlaşma
- inter subjective
- inter öznel
- inter vivos
- Yaşayan insanlar arasındaki
- inter-area
- Bölge içi
Inter-area IP routing.
- inter-bank
- bankalar arası
- inter-beam
- ışınlar arası
- inter-communal
- toplumlar arası
- inter-cultural
- kültürler arası
- inter-dimensional
- inter-boyutlu
- inter-domain
- Alanlar arası
- inter-enterprise
- Şirketler arası, kuruluşlar arası
- inter-ethnic
- etnik gruplar arası
inter-ethnic sitution in kosovo.
- inter-lobe
- loblar arası
- inter-organizational
- kurumlar arası
- inter-personal
- inter-kişisel
- inter-planar
- içdüzlemsel
- inter-service
- arası hizmet
- inter-state
- devletlerarası
- interlocal, inter-regional
- interlocal, bölgelerarası
- inter
- önek arasında
- inter
- arası
Perde arası ne zaman?
- When is the intermission?
İki olay arasında yıllar geçer.
- Years intervene between the two incidents.
- inter
- defnet
- inter
- (Diş Hekimliği) 'arasında' anlamında önek
- inter
- pref. arası
- inter
- ortasında
Kavşağın ortasında gazımız bitti.
- We ran out of gas in the middle of the intersection.
Geçen gün yoğun bir eyaletler arası yolun ortasında benzinim bitti.
- The other day I ran out of gas in the middle of a busy Interstate.
- inter
- birbiriyle
Cümleyi birbiriyle zıt iki farklı biçimde çevirmek mümkün.
- The sentence is capable of two interpretations, of which the first is the exact opposite of the other.
Tom ve Mary'nin birbiriyle çıkmaktan vazgeçtiğini bilmekle ilgilenebileceğini düşündüm.
- I thought you might be interested to know that Tom and Mary have quit dating each other.
- inter
- birbirini
Karşılıklı çıkarlar bulursanız, birbirinizle anlaşırsınız.
- Find mutual interests, and you will get along with each other.
- inter
- {f} toprağa vermek
- inter
- karşılıklı
Onlar karşılıklı ilgi alanları konusunda sizinle konuşmak istiyorlar.
- They want to talk to you about areas of mutual interest.
Karşılıklı çıkarlar bulursanız, birbirinizle anlaşırsınız.
- Find mutual interests, and you will get along with each other.
- inter absentes
- (Latin) gaipler arasında
- inter academic organizations
- (Eğitim) akademiler arası kuruluşlar
- inter alia
- (Mukavele) diğer şeyler yanında, örneğin, dahil
- inter alia
- bu arada
- inter alia
- (Askeri) BU ARADA (MEYANDA)
- inter application communication
- Uygulamalar Arası İletişim
- inter articular
- (Tıp) interartiküler
- inter crystalline corrosion
- (Otomotiv) hücrelerarası paslanma
- inter crystalline corrosion
- (Otomotiv) kristalleşerek paslanma
- inter green period
- yeşillerarası süre
- inter modulation
- (Havacılık) arakiplenim
- inter modulation
- (Havacılık) inetrmodülasyon
- inter pressure
- (İnşaat) iç basınç
- inter section
- ara kesit
- inter serviceable item
- (Askeri) SİLAHLI KUVVETLERARASI MADDE: Birden çok kuvvet komutanlığı tarafından kullanılma maksadı belirtilen bir malzeme kalemi
- inter vivos
- (Latin) sağlar arası
- primus inter pares
- gruptaki diğer bireyler ile resmi olarak aynı seviyede olmasına rağmen kıdeminden dolayı o kişi için kullanılan saygı ifadesi
- primus inter pares
- eşitler arasında önde olan
- primus inter pares
- (Lat.) Eşdeğerleri arasında birinci olan
- musical instrument digital inter face
- Müzik Gereçleri Sayısal