in favor of

listen to the pronunciation of in favor of
İngilizce - Türkçe
tarafında olarak
lehinde

Ben önerinini lehindeyim. - I am in favor of your proposal.

Anne ve babası gezisinin lehinde idi. - His parents were in favor of his trip.

lehine

Teklifin lehine misiniz? - Are you in favor of the proposal?

Konuşma onların sosyal hareketinin lehineydi. - The address was in favor of their social movement.

emrine
-in lehinde, -in lehine, -den yana, -in taraftarı
pro
yerinde

Yerinde olsam, muhtemelen aynı şeyi yapardım. - In your position, I'd probably have done the same thing.

Burada iş yerinde küçük bir sorunum var. - I have a little problem here at work.

pro
için

GDO'lu ürünler insan hayatı için tehlikelidir. - Products with GMO are dangerous to human life.

Yönetici ve moderatörler en iyi dil aracı Tatoeba Project için çalışıyorlar. - Administrator and moderators are working for the best language tool, Tatoeba Project.

pro
yerine geçen

Profesör Rosa'nın yerine geçen öğretmen Arjantinlidir. - The teacher who substituted for professor Rosa is from Argentina.

in favour of
lehine

Onlar Bay Jones lehine oy vereceklerine ikna oldular. - He is convinced that they will vote in favour of Mr Jones.

in favour of
taraftar olmak
in favour of
lehinde
pro
taraflar
in favour of
yanında
pro
lehinde

Tom teklifin lehinde oy verdi. - Tom voted in favor of the proposal.

O, teklifin lehinde oy verdi. - He voted for the proposal.

pro
orospu
pro
destekleyen fikir
pro
yandaş
be in favor of
lehine olmak
in favor
lehle
pro
önek ... taraftarı, ... yanlısı, -in tarafını tutan: He´s pro-French. 1. O, Fransızların tarafını tutuyor. 2. O, Fransızcadan yanadır
pro
dili profesyonel atlet
pro
fahişe

Brush'ın annesinin bir fahişe olduğunu duydum. - I heard that Brush's mother is a prostitute.

Almanya'da fahişelik yasaldır. - Prostitution is legal in Germany.

pro
lehte olanlar
pro
taraftarı
pro
yanlısı

Nagasaki yanlısı bir futbol takımı kuralım. - Let's put together a pro-soccer team for Nagasaki!

pro
yanında

O, eğitimin yanında temel sorundur. - That is the principle problem next to education.

Sorun Tom'un Mary'nin yanında oturmak istememesidir. - The problem is that Tom doesn't want to sit next to Mary.

pro
lehte oy/profesyonel
İngilizce - İngilizce
for; in support of; approving, supporting

Many people are in favor of capital punishment.

pro
for, in support of, approving, supporting
in favour of
In defence or support of; on behalf of; on the side of. to be in favour of: to be on the side of, to be disposed to support or advocate
in favour of
in support or to the advantage of
in favour of
to be replaced by
in favor of

    Heceleme

    in fa·vor of

    Türkçe nasıl söylenir

    în feyvır ıv

    Telaffuz

    /ən ˈfāvər əv/ /ɪn ˈfeɪvɜr əv/

    Etimoloji

    [ 'in, &n, &n ] (preposition.) before 12th century. Middle English, from Old English; akin to Old High German in in, Latin in, Greek en.

    Videolar

    ... There are two arguments that we can make in favor of this victory, why this victory would ...
    ... Google's general position is that we're in favor of a ...

    Günün kelimesi

    senescent