işe yaramaz

listen to the pronunciation of işe yaramaz
Türkçe - İngilizce
Useless

The towel was quite useless. - Havlu oldukça işe yaramazdı.

Leave out anything that is useless. - İşe yaramaz şeyi atın.

reject
useless, dud, good-for-nothing
garbage
dud
hopeless
pathetic
barren
waste
good for nothing
airy
of no use

It's of no use to me. - Bu benim için bir işe yaramaz.

{s} offcast
{s} otiose
of no avail
{s} unfit
{s} worthless

His opinion is worthless. - Onun görüşü işe yaramaz.

This is totally worthless. - Bu bütünüyle işe yaramaz.

{s} fiddling
{s} noneffective
{s} unserviceable
{s} weedy
{s} out

The police told us the bridge was out. - Polis bize köprünün işe yaramaz olduğunu söyledi.

He'll be out at lunch now, so there's no point phoning straight away. - O şimdi öğle yemeğinde dışarıda olacak, bu yüzden hemen aramamız bir işe yaramaz.

it's no use
{s} idle
rubbishy
refuse
played out
no good

I knew Tom was no good. - Tom'un işe yaramaz olduğunu biliyordum.

{s} null
işe yaramaz şey
trash
işe yaramaz atıkların, artıkların tehlikesiz kaldırılması
(Hukuk) safe-disposal of non-recoverable waste, residues
işe yaramaz hale getirmek
unfit
işe yaramaz kimse
basket case
işe yaramaz kimse
loon
işe yaramaz kimse
lemon
işe yaramaz kimse
noneffective
işe yaramaz kimse
dud
işe yaramaz kimse
wastrel
işe yaramaz kimse
never do well
işe yaramaz şemsiye
gamp
işe yaramaz şey
offcast
işe yaramaz şey
rubbish
eskisi kadar işe yaramaz
it has seen better days
Türkçe - Türkçe
kaçırga
kurada
battal
amelimanda
avara
işe yaramaz