Just then, the workers in the park brought over some small playing cards.
- Tam o sırada parktaki işçiler bazı küçük oyun kartları getirdiler.
Workers are taking a financial beating in the employment crisis.
- İşçiler iş krizinde mali yenilgi alıyorlar.
Tom treats his employees generously.
- Tom işçilerine cömert davranır.
The employees are paid biweekly.
- İşçilere iki haftada bir ödeme yapılır.
Tom treats his employees generously.
- Tom işçilerine cömert davranır.
Tom accused the employee of stealing.
- Tom işçiyi çalmakla suçladı.
Just then, the workers in the park brought over some small playing cards.
- Tam o sırada parktaki işçiler bazı küçük oyun kartları getirdiler.
Many of the workers died of hunger.
- İşçilerin çoğu açlıktan öldüler.
A good workman always takes care of his tools.
- İyi bir işçi her zaman aletleriyle ilgilenir.
A bad workman always blames his tools.
- Kötü bir işçi her zaman aletlerini suçlar.
Many workers were trapped in the coal mine.
- Birçok işçi kömür madeninde mahsur kaldı.
It's important to unite as many workers as possible.
- Mümkün olduğunca çok sayıda işçiyi bir araya getirmek önemlidir.
The laborers are murmuring against their working conditions.
- İşçiler çalışma şartlarına karşı söyleniyorlar.
The laborers formed a human barricade.
- İşçiler bir insan barikatı kurdu.
He's a labourer on a riverboat.
- O bir nehir botunda bir işçidir.
The handyman was supposed to arrive at twelve noon, but got stuck in a traffic jam for a few hours.
- İşçinin öğle on ikide gelmesi bekleniyordu fakat birkaç saattir bir trafik sıkışıklığında sıkıştı.
Tom used to be our handyman.
- Tom bizim hünerli işçimizdi.
The workmen didn't go down into the mine that night.
- İşçiler o gece madene inmedi.
The workmen were climbing up and down the ladder.
- İşçiler merdivenden yukarı aşağı iniyorlardı.