Tom is an avid reader.
- Tom hırslı bir okuyucu.
She is an avid reader.
- O hırslı bir okuyucu.
You're not ambitious enough, Tom.
- Tom, yeteri kadar hırslı değilsin.
They say that he was ambitious when young.
- Gençken hırslı olduğunu söylüyorlar.
Mary is very passionate about her work.
- Mary işi hakkında çok hırslı.
I'm passionate about my job.
- Ben işim hakkında hırslıyım.
Mary wanted to marry a man with ambition.
- Mary hırslı bir adamla evlenmek istiyordu.
Tom is a voracious reader.
- Tom hırslı bir okuyucu.
They're intelligent and voracious.
- Onlar zeki ve hırslı.
He is selfish and greedy.
- O bencil ve hırslıdır.
He is selfish and greedy.
- O bencil ve hırslıdır.
Greed makes people do strange things.
- Hırs insanlara tuhaf şeyler yaptırır.
The earth can satisfy our needs but not our greed.
- Dünya ihtiyaçlarımızı tatmin edebilir ancak hırsımızı değil.
We defy our foes, for our passion makes us strong!
- Hırs bizi güçlü yaptığı için biz düşmanlarımıza meydan okuruz!
I'm passionate about my job.
- Ben işim hakkında hırslıyım.
She realized her ambition to become a great scientist.
- O, onun büyük bir bilim adamı olma hırsını anladı.
Ambition drove him to murder.
- Hırs onu cinayete sürükledi.
Tom is an avid fisherman.
- Tom hırslı bir balıkçı.
Tom is an avid reader.
- Tom hırslı bir okuyucu.