He is selfish and greedy.
- O bencil ve hırslıdır.
Greed makes people do strange things.
- Hırs insanlara tuhaf şeyler yaptırır.
Mary is very passionate about her work.
- Mary işi hakkında çok hırslı.
We defy our foes, for our passion makes us strong!
- Hırs bizi güçlü yaptığı için biz düşmanlarımıza meydan okuruz!
He fell a victim to his own ambition.
- Kendi hırsının kurbanı oldu.
She realized her ambition to become a great scientist.
- O, onun büyük bir bilim adamı olma hırsını anladı.
Tom is an avid art collector.
- Tom hırslı bir sanat kolleksiyoncusu.
Tom is an avid reader.
- Tom hırslı bir okuyucu.