geçindirme

listen to the pronunciation of geçindirme
Türkçe - İngilizce
sustentation
feeding
keeping
maintenance
geçin
get by

Can't you get by on your salary? - Maaşınla geçinemiyor musun?

I'm sure Tom knows enough French to get by. - Tom'un geçinmek için yeterli Fransızca bildiğinden eminim.

geçindirmek
{f} support

He is working hard to support his family. - Ailesini geçindirmek için çok çalışıyor.

He works hard to support his large family. - O, büyük ailesini geçindirmek için sıkı çalışıyor.

geçindirmek
feed
geçindirmek
to support, to maintain
geçindirmek
maintain
geçindirmek
sustain
geçindirmek
provide for
geçindirmek
keep

It takes a lot of money to keep up such a big house. - Böylesine büyük bir evi geçindirmek için çok para gerekir.

geçin
live by
geçin
subsist on
geçin
got by
geçindirmek
{f} find
aileyi geçindirme
non support
geçindirmek
keep up

It takes a lot of money to keep up such a big house. - Böylesine büyük bir evi geçindirmek için çok para gerekir.

geçindirmek
set up
geçindirmek
to support, sustain, maintain, provide for
geçindirmek
{f} subsist
Türkçe - Türkçe
Geçindirmek işi
geçindirmek
Geçinmesini sağlamak
geçindirme