Bogdan, yarın orada olacağını söylemişti.
- Bogdan said he would be there tomorrow.
Çok iyi bir iş yapmadığını söyledim.
- You didn't do a very good job, I said.
Onun zengin olduğu söylenmektedir.
- She is said to have been rich.
Japonların tanıdıkları kişilere karşı nazik oldukları fakat tanımadıklarına karşı oldukça soğuk oldukları söylenmektedir.
- It is said that Japanese people are kind to people they know, but rather cold to those they don't.
Belirtilen tarihe kadar işi bitirmek zorundaydım.
- I had to finish the job by the stated date.
Belirtilen fiyat işçilik ücretini içermez.
- The stated price does not include labor charges.
Onun gülümsemesi onun teşekkürlerini ifade etti.
- Her smile expressed her thanks.
O, İngilizce olarak kendini çok iyi ifade etti.
- He expressed himself very well in English.
Başkan konuyla ilgili kişisel görüşünü belirtti.
- The president stated his position on the issue.
Belirtilen fiyat işçilik ücretini içermez.
- The stated price does not include labor charges.
Tom söylenenleri dikkatle dinledi.
- Tom paid close attention to what was being said.
Söylenen söz geri alınamaz.
- Once you've said something, it can't be taken back.