foretelling

listen to the pronunciation of foretelling
İngilizce - Türkçe
önceden haber vererek
{f} önceden haber ver: prep.önc
{i} önceden haber verme
gaipten haber verme
prediction
öngörü

Çoğu öngörü başarısız. - Many predictions fail.

Onun öngörüsü gerçekleşti. - His prediction has come true.

foretell
{f} kehanette bulunmak
foretell
önceden haber vermek
prediction
öndeyi
foretell
önceden bilmek
prediction
kehanette bulunmak
foretell
geleceği haber vermek
foretell
önceden haber ver

Baykuşlar ölümü önceden haber verebilirler. - The owls foretell the death.

foretell
kestirimde bulunmak
prediction
kehanet

Ne garip, onun kehaneti gerçekleşti. - Strange to say, his prediction has come true.

Onun kehanetleri gerçek oldu. - Her predictions have come true.

prediction
kestirim
prediction
{i} tahmin

Onun tahmini gerçekleşebilir. - His prediction might come true.

Bize sürpriz oldu, onun tahmini gerçekleşti. - To our surprise, her prediction came true.

foretell
{f} mek
foretell
{f} (fore.told) önceden haber vermek; kehanette bulunmak
foretell
önceden söyle
foretell
{f} gaipten haber vermek
prediction
{i} önceden haber verme
prediction
(Askeri) ÖNCEDEN HESAPLAMA: Hareket halindeki bir hedefin belirli bir anda bulunacağı yeri tayin
İngilizce - İngilizce
Present participle of foretell
prediction
a statement made about the future
the art or gift of prophecy (or the pretense of prophecy) by supernatural means
foretell
To tell what's going to happen in the future, especially but not necessarily by having the power of clairvoyance and using it
foretell
to predict
foretel
{v} to tell beforehand, prophesy, predict
foretell
indicate by signs; "These signs bode bad news"
foretell
If you foretell a future event, you predict that it will happen. prophets who have foretold the end of the world. to say what will happen in the future, especially by using special magical powers = predict
foretell
make a prediction about; tell in advance; "Call the outcome of an election"
foretell
To tell whats going to happen in the future
foretell
To utter predictions
foretell
To predict; to tell before occurence; to prophesy; to foreshow
foretell
{f} predict, prophesy, tell in advance
foretell
foreshadow or presage
Türkçe - İngilizce

foretelling teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

foretell
read
foretelling

    Heceleme

    fore·tell·ing

    Türkçe nasıl söylenir

    fôrtelîng

    Telaffuz

    /fôrˈteləɴɢ/ /fɔːrˈtɛlɪŋ/