Bunun için iyi bir neden vardı.
- There was a good reason for this.
Bunun için onu ne kadar övsek azdır.
- We cannot praise him highly enough for this.
Her şeyden önce, konukseverliğin için sana teşekkür etmek istiyorum.
- First of all, I would like to thank you for your hospitality.
Yardımın için sana çok fazla teşekkür edemeyiz.
- We cannot thank you too much for your help.
Karar vermek size kalmış.
- That's for you to decide.
İyiliğiniz için size minnettarım.
- I am grateful to you for your kindness.
Senin için akşam yemeği pişireyim mi?
- Shall I cook dinner for you?
Bunu senin için yapıyorum.
- I'm doing it for you.
Her kim geç kalkarsa, onun için, yeterli ekmek olmayabilir.
- One who wakes up late, for him, there may not be enough bread.
Bu akşam onun için bir veda partisi düzenliyoruz.
- We are giving a farewell party for him tonight.
Bu benim için çok zordu.
- This is too difficult for me.
Bu benim için çok zordu.
- It's too hard for me.
run for it.
... That she needs to go, and that it's outside of her, this ...
... Ann yesterday was a rally in Denver, and a woman came up to her with a baby in her arms ...