Düşen bir ağaç tarafından hareketsiz kaldı.
- He was pinned down by a fallen tree.
Düşen kayalar yolu kapattı.
- Fallen rocks blocked the road.
Düşmüş bir kaya onun yolunu kapadı.
- A fallen rock barred his way.
Düşmüş bir ağaç patikayı kapadı.
- A fallen tree blocked the path.
Düşmüş bir kaya onun yolunu kapadı.
- A fallen rock barred his way.
Benim tatil planı suya düştü.
- My holiday plan has fallen through.
to honor fallen soldiers.
fallen raindrops.
a fallen building.
a fallen woman.
We'll have to walk; my car has fallen over.
... not fallen by the wayside that still seems to be doing well ...
... remember fallen comrades and give thanks for being ...