eteği

listen to the pronunciation of eteği
Türkçe - İngilizce

eteği teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

etek
skirt

Long skirts are out of fashion now. - Şu an uzun eteklerin modası geçmiştir.

Short skirts have already gone out of fashion. - Kısa eteklerin modası şimdiden bitti.

eteği ayağına dolaşmak
to get in a tizzy
İskoç eteği
kilt

Tom tried to get me to wear a kilt. - Tom bana bir İskoç eteği giydirmeye çalıştı.

What does a Scotsman wear under his kilt? - Bir İskoçyalı İskoç eteğinin altına ne giyer?

etek
lap
ıskoç eteği
kilt
dağ eteği
piedmont
etek
private parts, genital area
etek
skirt; bottom; (dağ) foot
etek
flashing (on roofs)
etek
skirt, overhanging part (of a bedspread or tablecloth)
etek
foot (of a mountain)
etek
(dağ) foot
etek
foot (hill)
bina eteği
(Mimarlık) base
elbise eteği
hem
etek
bottom
etek
flashing
etek
(İnşaat) plinth
etek
hem
etek
(Tekstil) hemline
etek
(İnşaat) skirting
etek
(Coğrafya) boom
etek
foot

The soldiers got to the foot of the hill before dawn. - Askerler şafaktan önce tepenin eteklerine geldi.

The church is at the foot of the hill. - Kilise, tepenin eteklerinde.

etek
(ısk.) filibeg
piston eteği
casing
baca eteği
flashing
bale eteği
ballet skirt
damak eteği
anat . soft palate
dağ eteği
foothill
dağ eteği
hillside
dağ eteği buzulu
piedmont glacier
duvar eteği
flashing
etek
shirttail; coattail
eteği
petticoat
karyola eteği
valance
pencere eteği
(İnşaat) window parapet
pencere eteği
apron wall
pencere eteği
(İnşaat) window breast
pencere eteği
(İnşaat) window basement
pencere eteği
(İnşaat) sill of window
pencere eteği
(İnşaat) window sill
pencere eteği section of wall extending
from the sill of a window to the floor
piston eteği
piston skirt
silindir eteği
cylinder skirt
çadır eteği
tent skirt
çadır eteği tent skirt, apron of
a tent
Türkçe - Türkçe

eteği teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

eteği düşük
Pasaklı veya düşkün (kadın)
Etek
eteklik
Etek
damen
Etek
yekte
Etek
pürümbek
Etek
döş
damak eteği
Damağın kemiksiz ve yumuşak olan arka bölümü
dağ eteği
Dağ yamacının alt bölümü
etek
çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan şeylerin yere sarkan kısmı
etek
Dağ ya da tepenin alt bölümü
etek
Vücudun belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik
etek
Dağın alt bölümü
etek
Bir dağ ya da tepenin alt bölümü
etek
Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü
etek
Giysinin belden aşağıda kalan bölümü
etek
Giysinin alt kenarı
etek
Dağ, tepe, yığın gibi yamaçlı şeylerin alt bölümü: "Dağın eteklerine küme küme serpilen kerpiç evleri gördü."- H. Z. Uşaklıgil
etek
Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan saç örtü
etek
Vücudun belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik: "Sevim'in eteği bir dikene takılıp yırtılmış, beyaz potinleri çamura batmıştı."- R. N. Güntekin
etek
Giysinin alt kenarı: "Vedia'nın eteklerinden gözlerini ayırmayarak onu takip ediyordu."- P. Safa. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü
etek
Dağ, tepe, yığın gibi yamaçlı şeylerin alt bölümü
etek
Edep yeri
etek
(Osmanlı Dönemi) dâmen
pencere eteği
Pencere ile döşeme arasındaki bölüm
çatı eteği
Çatının, binanın dış duvarlarını aşan, yağışlara karşı duvarın en üst bölümünü koruyan dışa uzanmış kısmı