very, extremely; to such an extent; to a great degree

listen to the pronunciation of very, extremely; to such an extent; to a great degree
English - Turkish

Definition of very, extremely; to such an extent; to a great degree in English Turkish dictionary

so much
o kadar

O kadar çok sigara içmesen iyi olur. - You had better not smoke so much.

O kadar fazla ödemeye param yetmez. - I cannot afford to pay so much.

so much
çok

Çok fazla ağırlık kaldırırken kolunu incitti. - He hurt his arm lifting so much weight.

Diğerlerine çok fazla bağımlı olmamalısın. - You must not depend so much on others.

so much
o kadar çok

Para için o kadar çok kaygılanma. - Don't worry about money so much.

O kadar çok sigara içmemeni tercih ederim. - I'd rather you didn't smoke so much.

so much
bu kadar

Lenny'nin nasıl çiğnemeden veya boğulmadan tam bir sosisli sandvici yutabildiğine bak? Bu nedenle üst idare onu bu kadar fazla sever. - See how Lenny can swallow an entire hot dog without chewing or choking? That's why upper management loves him so much.

Keşke bu kadar çok sigara içmesen. - I wish you wouldn't smoke so much.

English - English
so much
very, extremely; to such an extent; to a great degree
Favorites