bu kadar

listen to the pronunciation of bu kadar
Turkish - English
that

Hand it over. That's all you've got? - Ver onu. Sahip olduğunun hepsi bu kadar mı?

That's enough. I don't want any more. - Bu kadarı yeter. Ben artık istemiyorum.

this

I've never woken up this early. - Hiç bu kadar erken kalkmadım.

Is it this hot every day? - Her gün bu kadar sıcak mı?

that's it

That's it. I'm not lending you any more money. - Bu kadar. Sana daha fazla ödünç para vermiyorum.

That's it. I've done all I can do. - Bu kadar. Elimden gelen her şeyi yaptım.

so many

Why do so many people visit Kyoto? - Niçin bu kadar çok insan Kyoto'yu ziyaret ediyor?

I wish we didn't have so many problems. - Keşke bu kadar çok sorunumuz olmasa.

this thing
that much

I'm not sure I can be all that much help. - Bu kadar çok yardım edebileceğimden emin değilim.

I'm not going to eat that much. - Bu kadar fazla yemeyeceğim.

this quantity
yay
such

Stop being such dolts. - Bu kadar aptal olmayı bırak.

Why did you buy such an expensive dictionary? - Neden bu kadar pahalı bir sözlük aldın?

so
this much

Have you ever sweated this much? - Hiç bu kadar çok terledin mi?

I can't eat this much food. - Bu kadar fazla yemek yiyemem.

that far
this far
thus much
this much, such, this
so much

Kuniko has never drunk so much before in her life. - Kuniko hayatında daha önce hiç bu kadar çok içmedi.

I wish you wouldn't smoke so much. - Keşke bu kadar çok sigara içmesen.

1. this much. 2. (after a number) and a little more
bu kadar
Favorites