ulaşılabilir

listen to the pronunciation of ulaşılabilir
Turkish - English
accessible

This airport is easily accessible by bus. - Bu havaalanına otobüsle kolayca ulaşılabilir.

The stadium is accessible by bus. - Stadyuma otobüs ile ulaşılabilir.

come at able
pervious
approachable
reachable
attainable

Do you think that's attainable? - Onun ulaşılabilir olduğunu düşünüyor musun?

getatable
accessable
ulaş
{f} reach

Their losses reached one million yen. - Zararları bir milyon yene ulaştı.

She's too short to reach the top. - O,tepeye ulaşamayacak kadar çok kısadır

ulaş
got through

What you said really got through to Tom. - Söylediğin gerçekten Tom'a ulaştı.

ulaş
{f} arriving

The storm prevented us from arriving on time. - Fırtına zamanında ulaşmamızı engelledi.

The storm prevented her from arriving on time. - Fırtına onun zamanında ulaşmasını engelledi.

ulaş
attain

At last he attained his goal. - Sonunda o, amacına ulaştı.

Finally, he attained his goal. - Sonunda, hedefine ulaştı.

ulaş
arrive in

I'll arrive in Boston at about 2:30. - Yaklaşık 2.30'da Boston'a ulaşacağım.

No ship could arrive in Cuba. - Hiçbir gemi Küba'ya ulaşamadı.

ulaş
run into
ulaş
get at

He wasn't tall enough to get at the ceiling. - O, tavana ulaşmak için yeterince uzun değildi.

He was too short to get at the grapes. - Üzümlere ulaşamayacak kadar kısaydı.

ulaş
{f} totaled
ulaş
arrive

We waited but he failed to arrive. - Biz bekledik ama o ulaşamadı.

You should arrive at school before nine. - Okula saat dokuzdan önce ulaşmalısın.

ulaş
got at
ulaş
gotten through
ulaş
{f} total

The total bill for drinks came up to 7000 dollars. - İçecekler için toplam fatura 7000 dolara ulaştı.

The total amounted to 100 dollars. - Toplam 100 dolara ulaştı.

ulaş
{f} reaching

I succeeded in reaching the top of the mountain. - Dağın tepesine ulaşmayı başardım.

We have had difficulty reaching you by phone. - Sana telefonla ulaşmakta zorluk çektik.

ulaş
get through

I tried to reach you on the phone, but I was unable to get through - Ben sana telefonla ulaşmaya çalıştım ama başaramadım.

I tried to reach you on the phone, but I was unable to get through. - Telefonda sana ulaşmaya çalıştım,ancak bu mümkün olmadı.

English - Turkish
Within reach
ulaşılabilir olmak
Be (with)in reach
ulaşılabilir
Favorites