Bir sürü insan vardı.
- There were lots of people.
Planımızın bir sürü avantajı var.
- Our plan has lots of advantages.
Tom konserden çok fazla hoşlanmadı.
- Tom didn't enjoy the concert very much.
Tom çok fazla değişmedi.
- Tom hasn't changed very much.
Sana söyleyecek bir hayli şeyim var.
- I have a great deal to tell you.
Bu yolda bir hayli trafik var.
- There is a great deal of traffic on this road.
Birçok kız Tom'u sever.
- Lots of girls like Tom.
Hâlâ birçok batıl inanca inanılıyor.
- Lots of superstitions are still believed in.
Bugün yapacak çok işim var.
- I have a great deal to do today.
Onun konuşması onun çok şey bildiğine beni inandırdı.
- His talk led me to believe that he knows a great deal.
Ona oldukça çok borçluyum.
- I owe him a great deal.
Tom oldukça çok seyahat eder.
- Tom travels a great deal.
Oyun çok sayıda insanı heyecanlandırdı.
- The game excited lots of people.
Venedik'te her zaman çok turist vardır.
- In Venice, there are always lots of tourists.