pron. belonging to you

listen to the pronunciation of pron. belonging to you
English - Turkish

Definition of pron. belonging to you in English Turkish dictionary

yours
saygılarımla
yours
seninki

Kimin evi seninkinin karşısında? - Whose house is opposite to yours?

Benim görüşüm seninkine benzer. - My opinion is similar to yours.

yours
yours truly hürmetle
yours
ben

Benim köpeğim neredeyse boyunuzun yarısı kadar. - My dog is almost half the size of yours.

O bakımdan benim görüşüm sizinkinden farklıdır. - In that respect, my opinion differs from yours.

yours
senin

Senin bu iş planı neredeyse çok iyimser görünüyor. Bütün söyleyebileceğim onun bir boş hayalden daha fazlası olduğunu ummamdır. - This business plan of yours seems almost too optimistic. All I can say is I hope it's more than just wishful thinking.

Benim görüşüm seninkine benzer. - My opinion is similar to yours.

yours
sizin

Kaoru, şimdiye kadar en iyi tepki sizinki - büyük ödülü kazanırsınız. - Kaoru, yours is the best reaction so far - you win the grand prize.

Sizinkinin şeklinde bir ceket istiyorum. - I want a jacket shaped like yours.

yours
sizinki

Bizim okulumuz sizinkiyle aynı büyüklükte değildir. - Our school was not the same size as yours.

Sizinki gibi öyle iyi bir kamera alamam. - I can't afford such a good camera as yours.

yours
sizinkiler

Sanırım bunlar sizinkiler. - I think these are yours.

Bizim çocuklar okulda; sizinkiler nerede? - Our children are at school; where are yours?

yours
seninkiler

Benim ayakkabılarım seninkilerden daha büyük. - My shoes are bigger than yours.

Bunlar benim çoraplarım mı yoksa seninkiler mi? - Are these my socks or yours?

yours
sizlerinki
English - English