Mektup bir hafta civarında varacak.
- The letter will arrive in a week or so.
Orada yirmi civarında insan vardı.
- There were twenty or so people there.
Yaklaşık yirmi dakika içinde döneceğim.
- I'll be back in twenty minutes or so.
O kırk ya da yaklaşık olmalı.
- She must be forty or so.
Son treni kaçırırsak ne yapacağız? Sabaha kadar bir internet kafede ya da başka bir yerde beklemeye ne dersin?
- What will we do if we miss the last train? How about waiting until morning at an internet café or somewhere else?
Ne kadar sıkı çalışırsan çalış, bir sene veya civarında İngilizcede uzmanlaşamazsın.
- However hard you may study, you can't master English in a year or so.
Aptal ya da falan olduğumu düşünüyor musun?
- Do you think I'm stupid or something?
Bir pizza falan sipariş edebiliriz.
- We could order a pizza or something.
It was about half full or so.