Orada yirmi civarında insan vardı.
- There were twenty or so people there.
Mektup bir hafta civarında varacak.
- The letter will arrive in a week or so.
Ben yaklaşık bir saat içerisinde döneceğim.
- I'll be back in an hour or so.
Sen onu yaklaşık bin yene alabilirsin.
- You can buy it for a thousand yen or so.
Bir güne kadar Boston'da kalmayı umuyorum.
- I expect to stay in Boston a day or so.
Bire karşı on bir saate kadar hava açılacak.
- Ten to one it'll clear up in an hour or so.
Öğle yemeğin için bir sandviç falan hazırlayacağım.
- I'll fix a sandwich or something for your lunch.
Sen bir polis falan mısın?
- Are you a cop or something?
It was about half full or so.