Mektup bir hafta civarında varacak.
- The letter will arrive in a week or so.
Orada yirmi civarında insan vardı.
- There were twenty or so people there.
Ben yaklaşık bir saat içerisinde döneceğim.
- I'll be back in an hour or so.
O kırk ya da yaklaşık olmalı.
- She must be forty or so.
Ne kadar sıkı çalışırsan çalış, bir sene veya civarında İngilizcede uzmanlaşamazsın.
- However hard you may study, you can't master English in a year or so.
Bire karşı on bir saate kadar hava açılacak.
- Ten to one it'll clear up in an hour or so.
Öğle yemeğin için bir sandviç falan hazırlayacağım.
- I'll fix a sandwich or something for your lunch.
Bir pizza falan sipariş edebiliriz.
- We could order a pizza or something.
It was about half full or so.