or so

listen to the pronunciation of or so
İngilizce - Türkçe
yaklaşık

Ben yaklaşık bir saat içerisinde döneceğim. - I'll be back in an hour or so.

Sen onu yaklaşık bin yene alabilirsin. - You can buy it for a thousand yen or so.

civarında

Orada yirmi civarında insan vardı. - There were twenty or so people there.

Neden altı civarında uğramıyorsun? - Why don't you come over around six or so?

kadar

Son treni kaçırırsak ne yapacağız? Sabaha kadar bir internet kafede ya da başka bir yerde beklemeye ne dersin? - What will we do if we miss the last train? How about waiting until morning at an internet café or somewhere else?

Bire karşı on bir saate kadar hava açılacak. - Ten to one it'll clear up in an hour or so.

veya şöyle
falan

Bir pizza falan sipariş edebiliriz. - We could order a pizza or something.

Neden parka falan gitmiyoruz? - Why don't we go to the park or something?

kadar, civarında, yaklaşık: It's twenty miles or so from here. Buradan yirmi mil kadar uzakta
öyle bir şey
filan
İngilizce - İngilizce
Roughly, approximately

It was about half full or so.

approximately, thereabout, more or less, give or take
(of quantities) imprecise but fairly close to correct; "lasted approximately an hour"; "in just about a minute"; "he's about 30 years old"; "I've had about all I can stand"; "we meet about once a month"; "some forty people came"; "weighs around a hundred pounds"; "roughly $3,000"; "holds 3 gallons, more or less"; "20 or so people were at the party"
or so

    Türkçe nasıl söylenir

    ır sō

    Telaffuz

    /ər ˈsō/ /ɜr ˈsoʊ/

    Etimoloji

    [ &r, 'or, Southern also ] (conjunction.) 13th century. Middle English, alter. of other, alteration of Old English oththe; akin to Old High German eddo or.

    Günün kelimesi

    bombinate