yaklaşık

listen to the pronunciation of yaklaşık
Turkish - English
approximate

Disconnect the power cable from the modem, wait for approximately one minute, then reconnect the cable. - Enerji kablosunu modemden ayır, yaklaşık bir dakika bekle, sonra kabloyu tekrar bağla.

Dogs breathe approximately 30 times a minute. - Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.

about

The dictionary contains about half a million words. - Sözlük, yaklaşık yarım milyon kelime içeriyor.

Tsez is a Northeast Caucasian language spoken by about 15,000 people in Dagestan. - Tsez dili, Dağıstan'da yaklaşık 15.000 kişi tarafından konuşulan bir Kuzeydoğu Kafkasya dilidir.

just about

With all your money, you should be able to buy just about anything you want. - Tüm paranla, yaklaşık olarak istediğin her şeyi alabilmen gerekir.

We're just about finished with this job. - Yaklaşık olarak bu işi bitirdik.

well nigh
some

I can't quite figure out what that chord around 1:58 is. Can somebody help me out? - Yaklaşık 1:58'lik o akordun ne olduğunu tam anlayamıyorum. Birisi bana yardım edebilir mi?

We covered some 100 miles in the car. - Biz araba içinde yaklaşık 100 mil katettik.

approximate, rough, about, circa, more or less, something like takribi
approximative
rough

Roughly speaking, there were about 30 people in the bus. - Kabaca konuşursak, otobüste yaklaşık 30 kişi vardı.

Asia is roughly four times the size of Europe. - Asya yaklaşık olarak Avrupa'nın dört katı büyüklüktedir.

circa

This work was painted circa 1650. - Bu tablo yaklaşık 1650'de yapıldı.

proximate
round about
(Bilgisayar) approx

Disconnect the power cable from the modem, wait for approximately one minute, then reconnect the cable. - Enerji kablosunu modemden ayır, yaklaşık bir dakika bekle, sonra kabloyu tekrar bağla.

A person's heart is approximately the same size as their fist. - Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.

or so

I'll be back in an hour or so. - Ben yaklaşık bir saat içerisinde döneceğim.

I still have an hour or so before my next appointment. - Bir sonraki randevumdan önce hâlâ yaklaşık bir saatim var.

broadly speaking
more or less

She's more or less my age. - O yaklaşık olarak benim yaşımda.

around about
round
in the region of
something like
in round figures
around

The family moved from their native Germany to Chicago around the year 1830. - Yaklaşık 1830 yılında, aile anayurdu Almanya'dan Şikago'ya taşındı.

The mailman comes around every three days. - Postacı yaklaşık üç günde bir gelir.

yaklaşık olarak
approximately

A person's heart is approximately the same size as their fist. - Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.

It'll take approximately three hours. - O yaklaşık olarak üç saat sürecek.

yaklaşık olarak
roughly

Asia is roughly four times the size of Europe. - Asya yaklaşık olarak Avrupa'nın dört katı büyüklüktedir.

yaklaşık çözüm
approximate solution
yaklaşık olarak
ballpark figure
yaklaşık değer
approximate value
yaklaşık dokuz litrelik kuru ölçü
peck
yaklaşık olarak
thereabouts
yaklaşık olarak
thereabout
yaklaşık olarak
as nearly as I can tell
yaklaşık olarak
roundly
yaklaşık olarak
something like
yaklaşık olarak
almost

The novel has sold almost 20,000 copies. - Roman yaklaşık olarak 20,000 adet sattı.

yaklaşık olarak
approximately, roughly takriben
yaklaşık olarak
near

It's nearly six o'clock. - Saat yaklaşık olarak altıdır.

The world population is expanding at the rate of nearly 90 million people a year. - Dünya nüfusu bir yılda yaklaşık olarak 90 milyon kişi artıyor.

yaklaşık olarak
nearly

It's nearly six o'clock. - Saat yaklaşık olarak altıdır.

Tom is nearly twice your size. - Tom yaklaşık olarak senin ölçünün iki katı.

yaklaşık olarak
approx

A person's heart is approximately the same size as their fist. - Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.

The number pi is approximately equal to 3.14 or 22/7. Its symbol is π. - Pi sayısı, yaklaşık olarak 3,14 ya da 22/7'ye eşdeğerdir. Sembolü π'dir.

yaklaşık olarak
approximate

A person's heart is approximately the same size as their fist. - Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.

Dogs breathe approximately 30 times a minute. - Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.

yaklaşık olarak
give or take
unit kırk fite eşit ölçü birimi (yaklaşık 12 metre)
(Askeri) forty-foot equivalent
yaklaşık olarak
practical
yaklaşık olarak
in the neighborhood of
yaklaşık olarak
some
yaklaşık olarak
ballpark
Turkish - Turkish
Gerçek değeri veya miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî
takribi
yaklaşık bilgi
Bilimsel bakımdan geçerli sayılabilecek kadar açık ve nesnel olan, fakat bilim geliştikçe yeniden gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi gerekecek olan bilgi
yaklaşık değer
Bir niceliğin gerçek tutarından az eksik veya az artık olan değeri
Yaklaşık olarak
kabaca
yaklaşık olarak
(Osmanlı Dönemi) takrîben
yaklaşık
Favorites