müstehcen

listen to the pronunciation of müstehcen
Turkish - English
obscene

Slanderous, defamatory, obscene, indecent, lewd, pornographic, violent, abusive, insulting, threatening and harassing comments are not tolerated. - İftira niteliğinde, küçük düşürücü, müstehcen, uygunsuz, iffetsiz, pornografik, şiddet, suistimal, hakaret, tehdit ve taciz yorumlarına katlanılmaz.

The obscene graffiti were removed by a city employee. - Müstehcen duvar yazısı bir şehir çalışanı tarafından çıkarıldı.

nasty
kinky
off color
bawdy
risque
ribald
unprintable
suggestive

I don't wear suggestive clothing. - Müstehcen kıyafetler giymem.

She wore suggestive clothing. - O müstehcen giysi giymişti.

racy
ripe
gross
filthy
pornographic

Slanderous, defamatory, obscene, indecent, lewd, pornographic, violent, abusive, insulting, threatening and harassing comments are not tolerated. - İftira niteliğinde, küçük düşürücü, müstehcen, uygunsuz, iffetsiz, pornografik, şiddet, suistimal, hakaret, tehdit ve taciz yorumlarına katlanılmaz.

risky
smutty
shocking

We don't like to add shocking pictures to our website. - Websitemize müstehcen resimleri eklemek istemiyoruz.

salacious
obscene; pornographic
blue
off colour [Brit.]
raw
rough
dirty

I don't like dirty jokes, but I get a kick out of it when you tell them. - Müstehcen fıkraları sevmem fakat onları anlattığında ondan çok zevk alırım.

hard core
obscene, lewd, smutty, pornographic, bawdy, salacious açık saçık
loathsome
hardcore
lewd

Slanderous, defamatory, obscene, indecent, lewd, pornographic, violent, abusive, insulting, threatening and harassing comments are not tolerated. - İftira niteliğinde, küçük düşürücü, müstehcen, uygunsuz, iffetsiz, pornografik, şiddet, suistimal, hakaret, tehdit ve taciz yorumlarına katlanılmaz.

Singing is an honest and pleasurable entertainment, but one must be careful to avoid singing or taking pleasure in listening to lewd songs. - Şarkı söylemek dürüst ve zevk veren bir eğlence, ama insan müstehcen şarkılar söylememeye veya dinlememeye dikkat etmeli.

vulgar

He always tells vulgar jokes. - O her zaman müstehcen espriler yapar.

color
colour
rude
scatological
risqué
kink
fescennine
off colour
müstehcen fıkra
blue joke
müstehcen film
filth
müstehcen pornografi
hard porn
müstehcen sahneler koymak
(film) sex up
müstehcen söz
dirt
müstehcen yayın
obscene libel
müstehcen şey
obscenity
Turkish - Turkish
(Osmanlı Dönemi) Açık, saçık. Edepsizcesine, ayıp, iğrenç
Açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız
müstehcen
Favorites