kadar çok

listen to the pronunciation of kadar çok
Turkish - English
as plentiful as
as many as

I'll give you as many as you like. - Sana istediğin kadar çok sayıda vereceğim.

He reads as many as twenty books every week. - O her hafta yirmi kadar çok sayıda kitap okur.

as much as

Tom took me to a restaurant where you can eat as much as you want for thirty dollars. - Tom beni otuz dolara istediğin kadar çok yiyebileceğin bir restorana götürdü.

Tom says he's willing to spend as much as $300 on that gizmo you're trying to sell. - Tom onun senin satmaya çalıştığın o zımbırtıya 300 dolar kadar çok harcamaya istekli olduğunu söylüyor.

mümkün olduğu kadar çok
as much as possible
yeteri kadar çok
substantially
akıl almayacak kadar çok
as much as you can't even imagine
ne kadar çok
how much
sayılamayacak kadar çok olan
with countless
bu kadar çok
this much

I haven't had this much fun in years. - Yıllardır bu kadar çok eğlenmedim.

I've never seen this much money at once before. - Daha önce aynı anda bu kadar çok para görmedim.

buraya kadar çok iyi
so far so good
ne kadar çok olursa o kadar iyi
the more the better
kadar çok
Favorites