Take as many as you want.
- İstediğin kadar çok al.
There are as many as two hundred cherry trees in this park.
- Bu parkta iki yüz kadar çok sayıda kiraz ağaçları vardır.
Tom says he's willing to spend as much as $300 on that gizmo you're trying to sell.
- Tom onun senin satmaya çalıştığın o zımbırtıya 300 dolar kadar çok harcamaya istekli olduğunu söylüyor.
He earns three times as much as I do.
- O, benim kazandığımın üç katı kadar çok kazanıyor.
I've never seen this much money at once before.
- Daha önce aynı anda bu kadar çok para görmedim.
I haven't had this much fun in years.
- Yıllardır bu kadar çok eğlenmedim.